Danıştay 10. Hukuk Dairesi'nin 2015/4326 Esas ve 2017/1350 Karar sayılı kararına göre, 2022 sayılı Kanun kapsamındaki aylığın kesilmesine ve yersiz aylıkların istirdadına ilişkin Kurum işleminin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açılan davanın idari yargı mı, adli yargı mı görevli olduğunu açıklayınız. Kararın gerekçesini belirtiniz.
Danıştay 10. Hukuk Dairesi'nin 21.02.2017 tarihli kararında, 2022 sayılı Kanun kapsamında özürlü aylığının kesilmesine ve yersiz aylıkların istirdadına ilişkin Kurum işleminin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açılan davanın görevli yargı yeri incelenmiştir. **Görevli Yargı Yeri ve Gerekçe:** Kararda, bu tür uyuşmazlıkların çözümünde 506, 1479 veya 5510 sayılı Kanun'un uygulama yeri bulunmadığı belirtilmiştir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 101. maddesinde (ve mülga 506 sayılı Kanun'un 134., 1479 sayılı Kanun'un 70. maddelerinde), kanunda aksine hüküm bulunmayan durumlarda, kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği hüküm altına alınmıştır. Ancak, 2022 sayılı Kanun'dan doğan uyuşmazlıklar bu özel kanunların uygulama alanına girmediği için, sınırlı yetki ile donatılmış iş mahkemeleri bu tür davalarda görevli değildir. Dolayısıyla, Danıştay, bu tür davaların 'idari yargının görev alanı içerisinde yer aldığını' kabul etmiştir (Danıştay 10. Hukuk Dairesi, E: 2015/4326, K: 2017/1350). **Sonuç:** Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurularak, yargı yolu yanlışlığı nedeniyle davanın dava şartı olmadığından usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı bulunarak bozma nedeni yapılmıştır. Bu karar, 2022 sayılı Kanun'dan kaynaklanan aylık ve istirdat uyuşmazlıklarının, sosyal güvenlik hukukunun genel iş mahkemesi görev alanına girmeyen, idari işlemin iptali niteliğinde uyuşmazlıklar olduğunu ve idari yargıda görülmesi gerektiğini netleştirmektedir.