İYUK m. 3/2-a'da idari dava dilekçelerinde gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası (TCKN) bulunması zorunluluğu neden getirilmiştir? Bu zorunluluğun yerine getirilmemesi durumunda dilekçenin akıbeti ne olur?
İYUK m. 3/2-a'da idari dava dilekçelerinde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile 'gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası' (TCKN) zorunlu bir unsur olarak belirtilmiştir. **Getirilme Gerekçesi ve Önemi:** Bu zorunluluğun temel gerekçeleri şunlardır: 1. **Kimlik Tespiti ve Doğrulama:** TCKN, bir kişinin kimliğini kesin ve benzersiz bir şekilde tanımlamak için kullanılır. İdari yargılamada, davanın doğru taraflar arasında açıldığının, özellikle davacının 'ehliyet' (dava açma hakkı ve yetkisi) ve 'menfaat ihlali' koşullarını taşıyıp taşımadığının tespiti açısından büyük önem taşır. 2. **Mükerrer Dava ve Kimlik Karışıklığı Önleme:** TCKN sayesinde, aynı kişinin birden fazla dava açmasının (mükerrer dava) veya benzer isimlere sahip farklı kişilerin karıştırılmasının önüne geçilir. Bu durum, yargılamanın sağlıklı ve düzenli ilerlemesi için gereklidir. 3. **Uyap Entegrasyonu:** TCKN, adli ve idari yargı sistemlerinin otomasyonu olan UYAP (Ulusal Yargı Ağı Projesi) sisteminde kişilerin ve davaların kolayca takibi ve entegrasyonu için vazgeçilmez bir unsurdur. 4. **Güvenlik ve Doğruluk:** Yargılama sürecinde taraflara ilişkin bilgilerin doğru ve güvenilir olmasını sağlamak, tebligatların doğru kişilere ulaşmasını temin etmek açısından TCKN hayati bir rol oynar. **Yerine Getirilmemesi Durumunda Akıbeti:** İYUK m. 14/3'e göre, dilekçeler ilk incelemede 3. maddeye uygunluk yönünden incelenir. Eğer dilekçede TCKN gibi 3. maddede belirtilen zorunlu unsurlar eksikse, İYUK m. 15/1-d uyarınca 'dilekçenin reddine' karar verilir ve eksikliklerin 30 gün içinde tamamlanması istenir. Eğer bu süre içinde eksiklik giderilmez veya yeniden düzenlenen dilekçede aynı yanlışlık tekrarlanırsa, İYUK m. 15/5 uyarınca davanın reddine karar verilir (Danıştay 15. Daire, E: 2016/7530, K: 2016/4606; Danıştay 2. Daire, E: 2016/283, K: 2016/661).