Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2015/1222 Esas ve 2016/1179 Karar sayılı kararında, el konulan eşyayı teslim etme tebligatına uymayan sanığın eylemi neden TCK m. 289/1'deki suçu oluşturmadığı kabul edilmiştir? Karardaki 'yedieminin eşyayı istenilen yere götürmek yükümlülüğü bulunmadığı' gerekçesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #293562

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 23.02.2016 tarihli 2015/1222 Esas ve 2016/1179 Karar sayılı kanun yararına bozma kararında, Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla yapılan aramada el konulan taklit ürünlerin sanığa yediemin olarak teslim edildiği ve daha sonra teslim edilmesi yönünde tebligata rağmen uymadığı olay incelenmiştir. **Hukuki Nitelendirme ve Bozma Gerekçesi:** Kararda, mahkûmiyet kararı verilmiş olmasına karşın, kanun yararına bozma talebi şu gerekçelerle uygun bulunmuştur: 1. **Yedieminlik Kurumunun Yükümlülüğü:** Yedieminlik kurumunun yediemine yalnızca kendisine teslim edilen eşyayı 'saklama ve iade etme' yükümlülüğü yüklediği belirtilmiştir. Somut olayda sanığın kendisine teslim edilen eşya üzerinde amacı dışında tasarrufta bulunmadığı (örn. satma, yok etme) ve el konulan eşyanın halen sanığın uhdesinde bulunduğu anlaşılmıştır. 2. **'İstenilen Yere Götürme Yükümlülüğü Yokluğu':** Sanığın eyleminin, el konulan eşyayı teslim etmesi yönünde kendisine yapılan tebligata uymamaktan ibaret olduğu vurgulanmıştır. Ancak, 'yalnızca el konulan eşyaların teslim edilmesi yönündeki tebligata uymamak şeklindeki eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 289/1. maddesinde tanımlanan suçu oluşturmayacağı, zira yedieminin eşyayı istenilen yere götürmek yükümlülüğü bulunmadığı' kabul edilmiştir. Bu durum, atılı suçun (TCK m. 289/1) oluşmadığı anlamına gelir (Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E: 2015/1222, K: 2016/1179). **Ek Bozma Nedenleri:** Ayrıca, suça konu eşyanın sanığa ait olması halinde TCK m. 289/1 son cümle ve tamamının kovuşturma başlamadan iade edilmiş olması nedeniyle TCK m. 289/2 gereğince indirim yapılmaması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları oluşmasına rağmen karar verilmemesi de bozma nedeni olarak gösterilmiştir. Bu karar, yedieminin görev alanını dar yorumlayarak, malı talep üzerine belirtilen bir yere götürme veya teslim etme yükümlülüğünün TCK m. 289/1 kapsamındaki 'teslim amacı dışında tasarruf' fiili olmadığını açıkça ortaya koymuştur.