Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2016/741 Esas ve 2016/5842 Karar sayılı kanun yararına bozma kararında, askeri kıyafet giyerek kendisini jandarma olarak tanıtan sanığın hırsızlık eyleminde, 'özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma' suçunun hukuki nitelendirilmesi nasıl yapılmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #293551

Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 30.03.2016 tarihli 2016/5842 Karar sayılı kanun yararına bozma kararında, sanığın askeri birliğinden firar ederek, askeri kıyafetini giyip kendisini jandarma asayiş görevlisi olarak tanıtarak otoparktan motosiklet çalması eylemi incelenmiştir. **Hukuki Nitelendirme:** Kararda, sanığın kendi askeri kıyafetini başkalarını yanıltacak şekilde giymesinin, 5237 sayılı TCK'nın 142/2-f maddesinde düzenlenen 'nitelikli hırsızlık' suçunun 'ağırlaştırıcı nedeni'ni oluşturduğu belirtilmiştir. **TCK m. 42/1 Uygulaması:** Yargıtay, TCK'nın 42/1. maddesindeki 'biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik suç denir. Bu tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz' hükmünü gerekçe göstermiştir. Bu prensip uyarınca, sanığın askeri kıyafetleri usulsüz kullanma fiili, hırsızlık suçunun ağırlaştırıcı bir nedeni haline geldiği için, ayrıca TCK m. 264/1'de düzenlenen 'özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma' suçundan cezalandırılmasına karar verilmesinin isabetli olmadığına hükmedilmiştir. **Sonuç:** Kanun yararına bozma istemi yerinde görülerek, ilk derece mahkemesinin sanığı TCK m. 264/1'den ayrıca mahkum etmesi hatalı bulunmuş ve sanığın bu suçtan beraatine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir (Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E: 2016/741, K: 2016/5842, T: 30.03.2016). Bu karar, resmi sıfat veya kıyafet takınma eyleminin, hırsızlık gibi başka bir suçun işlenişini kolaylaştırdığı ve onun ağırlaştırıcı nedeni haline geldiği durumlarda, bileşik suç prensibi uyarınca tek bir suçtan (nitelikli hırsızlık) ceza verilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymuştur.