Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/65 Esas ve 2017/337 Karar sayılı kararında, 'bağlantı' kavramının geniş yorumlanmasına ilişkin bir örnek olarak, rücuen tazminat davası ile üretici aleyhine açılan davanın birleştirilme gerekçesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #293529

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18.01.2017 tarihli kararında, rücuen tazminat davası ile üretici aleyhine açılan davanın birleştirilmesine karar verilmiştir. Rücuen tazminat davası, sigortalıya ödenen hasar bedelinin taşıyıcı ve araç işleteninden tahsili istemiyle açılmış; diğer davalı üretici aleyhine ise yangının araçtaki imalat hatasından kaynaklandığı iddiasıyla dava açılmıştır. Üretici vekili, yangının araçtaki imalat hatasından kaynaklandığını, sorumluluğun diğer davalıya ait olduğunu ve bu konuda başka bir mahkemede kendisi aleyhine dava açıldığını belirterek davaların birleştirilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davalı üreticinin birleştirme talebi değerlendirilmiş ve HMK'nın 166. maddesi uyarınca ilk açılan mahkemede dosyanın birleştirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın birleştirilmesine karar verilmiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E: 2016/65, K: 2017/337, T: 18.01.2017). Bu karar, 'bağlantı' kavramının geniş yorumlandığına iyi bir örnektir. Her ne kadar dava tarafları farklı olsa da, her iki davanın da aynı olaydan (araçta çıkan yangın) ve aynı zarardan (hasar bedeli) kaynaklandığı, sorumluluk zincirinin bir parçası olduğu ve birbiri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğu açıktır. Taşıyıcının ve üreticinin sorumluluğu, aynı kazanın farklı yönlerini oluşturduğundan, bu davaların birlikte görülmesi, delillerin bütüncül değerlendirilmesini ve çelişkili kararların önüne geçilmesini sağlamak adına HMK m. 166/4'te belirtilen 'biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması' koşulunu karşılamıştır. Böylece, usul ekonomisi ve hukuki istikrar ilkesi gereği birleştirme kararı doğru bulunmuştur.