Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/13586 Esas sayılı kararında, boşanma davası devam ederken davalının ölümü ve ardından davacının davadan feragat etmesi durumunda, ölen eşin mirasçılarının kusur tespiti talebinin hukuki akıbeti nasıl değerlendirilmiştir? Çoğunluk ve karşı oy görüşlerini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #293513

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 28.06.2016 tarihli 2016/12490 Karar sayılı ilamında, boşanma davası devam ederken davalı kadının vefat etmesi ve ardından davacı erkeğin davasından feragat etmesi durumunda, ölen eşin mirasçılarının Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 181/2. maddesi gereğince kusur yönünden davaya devam etme talebi tartışılmıştır. **Çoğunluk Görüşü:** Çoğunluk, TMK m. 181/2'ye göre boşanma davası devam ederken taraflardan birinin ölümü halinde kusur yönünden davaya devam etme hakkının her iki tarafın mirasçılarına kanunen tanındığını belirtmiştir. Bu nedenle davalı kadın mirasçılarının kusura dair talepleri hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği yönündeki ilk hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozmadan sonra davacı erkek feragat etse dahi, evlilik birliği ölümle sona erdiğinden ve davalı mirasçılarının TMK 181/2'ye göre davaya devam etme hakkı bulunduğundan, davacının feragatının hüküm doğurmayacağını ve mahkemece tarafların kusur durumlarının belirlenmesi gerektiğini savunmuştur (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E: 2016/13586, K: 2016/12490, T: 28.06.2016). **Karşı Oy Gerekçesi:** Karşı oy ise, feragatın davaya son veren taraf işlemi olup HMK m. 311/1 uyarınca kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğunu vurgulamıştır. Davacının, hüküm kesinleşinceye kadar davasından her zaman feragat edebileceği (HMK m. 310/1) ve bu feragatın karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı (HMK m. 309/2) belirtilmiştir. Eğer muris sağ olsaydı davacı feragat edebilecek idiyse, davalının ölümünden sonra da aynı hukuki durumun geçerliliğini koruması gerektiği savunulmuştur. Feragata rağmen yargılamaya devam edilerek kusur tespiti yapılmasının, davacıyı mirasçı olamama gibi son derece ağır bir sonuçla karşı karşıya bırakmasının usul, yasa ve hukukun genel ilkelerine aykırı olduğu, dolayısıyla davanın feragat nedeniyle reddi gerektiği ifade edilmiştir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E: 2016/13586, K: 2016/12490, T: 28.06.2016 – Karşı Oy).