Türk Ceza Kanunu'nun 136. maddesinde korunan hukuki değer nedir? 'Kişisel veri' kavramının Yargıtay tarafından nasıl tanımlandığını ve herkes tarafından bilinen bilgilerin kişisel veri sayılıp sayılmayacağını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #293504

TCK'nın 136. maddesinde korunan hukuki değer, genel olarak kişilerin özel hayatı ve hayatın gizli alanı, özelde ise kişisel verilerdir. Bu düzenlemelerle tüm kişisel veriler koruma altına alındığından, kişisel verilerin mutlaka gizli olması zorunlu değildir. Zira kişisel verilerin korunmasına ilişkin suçlarda korunan hukuki değer 'sır' olmayıp, verinin ilgilisi olan kişinin kişilik haklarıdır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, K: 2014/312; Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E: 2020/1085, K: 2022/5406). **'Kişisel Veri' Tanımı (Yargıtay'a Göre):** Yargıtay, 'kişisel veri' kavramını şu şekilde tanımlamaktadır: Kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı nüfus bilgileri (T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, anne ve baba adı gibi), adli sicil kaydı, yerleşim yeri, eğitim durumu, mesleği, banka hesap bilgileri, telefon numarası, elektronik posta adresi, kan grubu, medeni hali, parmak izi, DNA'sı, saç, tükürük, tırnak gibi biyolojik örnekleri, cinsel ve ahlaki eğilimi, sağlık bilgileri, etnik kökeni, siyasi, felsefi ve dini görüşü, sendikal bağlantıları gibi kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilgidir (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, K: 2014/3760; Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E: 2020/1085, K: 2022/5406). **Herkes Tarafından Bilinen Bilgiler:** Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, herkes tarafından bilinen ve/veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olan kişisel bilgiler de, yasal anlamda 'kişisel veri' olarak kabul edilmeli ve hukuka aykırı eylemlere karşı korunmalıdır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, K: 2014/312; Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E: 2020/1085, K: 2022/5406). Ancak, uygulamanın amaçlanandan fazla genişletilerek belirsizlik ve hemen her eylemin suç oluşturması gibi olumsuz sonuçların doğmaması için, somut olayın özellikleri dikkate alınarak titizlikle değerlendirme yapılması ve failin hukuka aykırı hareket ettiğini bildiği ya da bilebilecek durumda olduğunun tespit edilmesi gerekir (barandogan.av.tr makalesi).