Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun (TCK m. 136) temel seçimlik hareketlerini ve bu suçun 'soyut tehlike suçu' niteliğini açıklayınız.
TCK m. 136'da düzenlenen 'Kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' suçu, seçimlik hareketli bir suç olarak düzenlenmiştir. Bu nedenle, aşağıdaki üç seçimlik hareketten herhangi birinin hukuka aykırı bir şekilde yapılmasıyla suç oluşur: 1. **Kişisel verilerin ele geçirilmesi:** Başkasının hakimiyeti altında bulunan bir kişisel verinin, failin hakimiyeti altına girmesi ile gerçekleşir. Bu, verilerin kayıtlı olduğu belgelerin alınması ya da bilişim sisteminden ele geçirilmesi şeklinde olabilir (barandogan.av.tr makalesi). 2. **Kişisel verilerin başkasına verilmesi:** 'Başkası' hem gerçek hem de tüzel kişi olabilir. Veriler elden, posta veya internet üzerinden elektronik posta ile vb. araçlarla verilebilir. Önemli olan, verme eyleminin hukuka aykırı olmasıdır; verilerin hukuka uygun veya aykırı yöntemle elde edilmiş olması önemli değildir (barandogan.av.tr makalesi). 3. **Kişisel verilerin yayılması:** Kişisel verilerin üçüncü kişilere duyurulması veya dağılması anlamına gelir. İnternet üzerindeki bir web sitesinde yayınlamak, birçok kişiye elektronik posta ile veya telefondan kısa mesajla göndermek, yazılı ya da görsel medyada yayınlamak gibi şekillerde gerçekleşebilir (barandogan.av.tr makalesi). **Soyut Tehlike Suçu Niteliği:** TCK m. 136'da bu suç, 'soyut bir tehlike suçu' olarak düzenlenmiştir. Bu, seçimlik hareketlerin yapılmasıyla suçun oluştuğu, ancak suç teşkil eden hareketler nedeniyle herhangi bir zarar meydana gelmesinin şart olmadığı anlamına gelir. Zarar oluşmasa dahi, fiilin hukuka aykırı bir şekilde gerçekleştirilmesiyle suç tamamlanmış olur (barandogan.av.tr makalesi).