Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 2016/970 Esas ve 2016/10426 Karar sayılı kararında icra mahkemesi kararlarının kesin hüküm teşkil edip etmediği ve mirasçıların ileri sürdüğü meskeniyet şikayeti özelinde bu durumun nasıl değerlendirildiği açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #293497

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 07.04.2016 tarihli kararında belirtildiği üzere, kural olarak icra mahkemesi kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmezler. Ancak, aynı konuda, aynı taraflar arasında ve aynı icra müdürlüğü ya da takip işlemi hakkında verilmeleri ve kesinleşmeleri koşuluyla kendi aralarında kesin hüküm oluşturdukları uygulamada kabul edilmektedir. Somut olayda, meskeniyet iddiasına konu taşınmaza haciz konulmuş ve miras bırakan tarafından bu şikayet ileri sürülerek süre aşımından reddedilmiştir. Ancak, miras bırakanın vefatı üzerine takibin yasal mirasçılara yöneltilmesi ve kıymet takdir raporunun mirasçılara tebliğ edilmesi üzerine yasal süresinde yeniden meskeniyet şikayetinde bulunulmuştur. Yargıtay, önceki icra hukuk mahkemesi kararının, mirasçılar tarafından yapılan bu yeni meskeniyet şikayeti yönünden kesin hüküm teşkil etmeyeceğine hükmetmiştir. Gerekçe olarak, HMK'nın 303. maddesinde aranan 'tarafların aynı olması' koşulunun sağlanmadığı belirtilmiştir. Zira, miras bırakan hakkında verilen karar ile mirasçılar hakkında verilen karar, tarafları farklı olduğu için kesin hüküm niteliğini taşımaz. Bu nedenle, mahkemece borçlu mirasçıların meskeniyet şikayetinin esasının incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E: 2016/970, K: 2016/10426, T: 7.04.2016).