Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.03.2017 tarihli, 2015/7-3380 E., 2017/378 K. sayılı kararında işçilik alacakları davasında davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı halde davaların birleştirilmesinin hatalı olduğu ve tefrik edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durumun gerekçelerini ve ihtiyari dava arkadaşlığı ile arasındaki ilişkiyi HMK hükümleri çerçevesinde açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #293492

Hukuk Genel Kurulu'nun işçilik alacakları davasıyla ilgili kararında, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı mevcut olmadığı için davaların birleştirilmesinin zorunlu olmadığı vurgulanmıştır. HMK'nın 57. maddesi, ihtiyari dava arkadaşlığını düzenler ve birden çok kişinin birlikte dava açabileceği halleri sayar: a) Davacılar veya davalılar arasında davaya konu olan hak veya borcun, elbirliği ile mülkiyet dışındaki bir sebeple ortak olması, b) Ortak bir işlemle hepsinin yararına bir hak doğmuş olması veya kendilerinin bu şekilde yükümlülük altına girmeleri, c) Davaların temelini oluşturan vakıaların ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olması (HMK m. 57/1). İhtiyari dava arkadaşlığında, HMK'nın 58. maddesine göre davalar birbirinden bağımsızdır ve dava arkadaşlarından her biri diğerinden bağımsız olarak hareket eder. Buna karşılık, mecburi dava arkadaşlığı, bir hakkın birden fazla kimse tarafından birlikte kullanılması veya birden fazla kimseye karşı birlikte ileri sürülmesi ve tamamı hakkında tek hüküm verilmesi gereken hallerde söz konusudur (HMK m. 59). Hukuk Genel Kurulu kararında, iş sözleşmesinin taraflar açısından bağlayıcı olduğu, her işçinin çalışma şekil ve esaslarının (hizmet süresi, aylık ücret seviyesi, günlük çalışma süresi, yapılan iş ve işin niteliği gibi) farklı olduğu belirtilmiştir. Bu haliyle aynı hukuki sebebe dayandığı ileri sürülemeyeceği gibi, davacı işçilerin aynı sebeple işten çıkarılmaları ve aynı alacakları talep etmeleri de aynı hukuki sebebe dayandıklarını göstermez. Dolayısıyla, davacı işçiler arasında maddi ya da şekli anlamda zorunlu dava arkadaşlığının varlığından söz edilemeyecektir. Kararda, ihtiyari dava arkadaşlığının varlığı kabul edilse dahi, iddia ve savunmanın araştırılması, delillerin toplanıp ayrıntılı olarak değerlendirilmesi ve hukuki gerçekliğin tam olarak ortaya konulması, ayrıca kararın Yargıtay denetimine elverişli olabilmesi için davaların ayrılması (tefriki) gerektiği sonucuna varılmıştır. Zira aksi durumda, yani çok sayıda işçinin birlikte açtığı davaların birleştirilerek görülmesinin kabulü halinde, yargılamanın içinden çıkılmaz hale geleceği açıktır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E: 2015/7-3380, K: 2017/378, T: 01.03.2017).