Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2016/18986 sayılı kararındaki karşı oya göre, 5237 sayılı TCK'nın hazırlanmasında esas alınan 'Hümanizm İlkesi' ve 'Suç ve Cezada Orantılılık İlkesi', TCK m. 43/2'nin (aynı neviden fikri içtima) yorumlanmasında nasıl bir rol oynamalıdır?
Karşı oya göre, bu ilkeler, TCK m. 43/2'nin geniş ve fail lehine yorumlanmasını gerektirir. 'Hümanizm İlkesi', ceza hukukunun insan onurunu ve bireyi koruyan bir yaklaşıma sahip olmasını; 'Orantılılık İlkesi' ise, verilen cezanın işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olmasını ifade eder. Tek bir fiille birden çok kişiye karşı işlenen suçlarda, mağdur sayısınca ayrı ayrı ceza verilmesi (gerçek içtima), genellikle fiilin haksızlık içeriğiyle orantısız, çok ağır cezalara yol açar. Bu nedenle, TCK m. 43/2'nin, bu orantısızlığı gideren ve daha adil bir sonuç yaratan bir kurum olarak yorumlanması ve uygulanması, TCK'nın temel ilkelerine uygun olacaktır.