Sanık, maktulün uyluk bölgesine isabet eden tek bir bıçak darbesiyle ölümüne neden olmuştur. Maktulün diğer bölgelerinde hayati tehlike oluşturan bir yara yoktur. Sanıkların eylemlerine engel bir durum olmamasına rağmen devam etmedikleri anlaşılmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu gibi durumlarda kastı nasıl değerlendirmektedir?
Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu gibi durumlarda kastın öldürmeye değil, yaralamaya yönelik olduğu sonucuna varma eğilimindedir. YCGK'nin 2023/312 E., 2023/679 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, şu unsurların bir araya gelmesi kastın yaralamaya yönelik olduğuna işaret eder: 1) Ciddi bir husumetin bulunmaması. 2) Maktulün hayati bölgelerinin (baş, göğüs, karın) özellikle hedef alındığına dair net bir delilin olmaması. 3) Ölümün, hayati olmayan bir bölgeye (örneğin uyluk) isabet eden ancak şanssızlık sonucu büyük bir damarı kesen 'tek bir darbe' sonucu meydana gelmesi. 4) Failin, engel bir durum olmamasına rağmen eylemine devam etmeyerek, yaralı haldeki maktulü bırakıp gitmesi. Bu unsurlar, failin ölüm neticesini hedeflemediğini, ancak yaralama eyleminin öngörülemeyen veya umursanmayan ağır bir sonuç doğurduğunu gösterir. Bu nedenle eylem, kasten öldürme değil, TCK m. 87/4 uyarınca 'kasten yaralama sonucu ölüme neden olma' suçunu oluşturur.