TMK m. 305'e göre evlat edinmenin, 'her halde küçüğün yararına bulunması' gerekir. Bu 'küçüğün yararı' ilkesi, mutlak bir ilke midir yoksa evlat edinenin diğer çocuklarının yararları ile dengelenmesi gerekir mi?
TMK m. 305/2, 'küçüğün yararı' ilkesini temel koşul olarak belirlerken, aynı zamanda bu ilkenin mutlak olmadığını ve bir denge içinde değerlendirilmesi gerektiğini de ortaya koymaktadır. Fıkra, 'Evlât edinmenin her hâlde küçüğün yararına bulunması ve evlât edinenin diğer çocuklarının yararlarının hakkaniyete aykırı bir biçimde zedelenmemesi de gerekir' demektedir. Bu, iki yarar arasında bir denge kurulması gerektiğini ifade eder. Evlat edinme, evlat edinilen küçük için çok yararlı olsa bile, eğer bu durum evlat edinenin mevcut biyolojik veya daha önce evlat edindiği diğer çocuklarının maddi veya manevi yararlarını 'hakkaniyete aykırı' bir şekilde zedeliyorsa, hakim evlat edinme talebini reddedebilir. 'Hakkaniyete aykırı zedeleme' kavramı, hakime somut olayın koşullarına göre geniş bir takdir yetkisi tanımaktadır.