Danıştay 4. Dairesi'nin 2014/6443 sayılı kararında, tasfiye halindeki bir kooperatif adına açılacak davada, tasfiye memurunun dava dilekçesini kendi adına açmış gibi düzenlemesi, ancak dilekçeyi 'Kooperatif Tasfiye Memuru' sıfatıyla imzalaması durumunda, mahkemenin husumet yanlışlığı nedeniyle davayı reddetmesi doğru mudur?
Hayır, doğru değildir. Danıştay'ın ilgili kararında, her ne kadar dilekçenin başlığında hata yapılmış olsa da, dilekçenin içeriği ve imza kısmındaki 'S.S. ... Yapı Kooperatifi Tasfiye Memuru' şeklindeki ifadeden, tasfiye memurunun gerçek iradesinin (muradının) davayı kooperatif adına açmak olduğunun açıkça anlaşıldığı belirtilmiştir. Mahkemenin, bu durumu göz ardı ederek, aşırı şekilci bir yorumla önce dilekçe ret, sonra da dava ret kararı vermesi hukuka uygun bulunmamış ve karar bozulmuştur. Bu, mahkemelerin taraf ehliyeti ve sıfatı konusunda yorum yaparken gerçek iradeyi araştırması gerektiğini gösteren bir örnektir.