Bir kişinin, rızasıyla Facebook'ta paylaştığı fotoğraflarının, sonradan rızasını geri çekmesine ve kaldırılmasını istemesine rağmen eski sevgilisi tarafından yayımlanmaya devam edilmesi, neden özel hayatın gizliliğini ihlal değil de kişisel verileri yayma suçunu oluşturur? (Yargıtay 12. CD, 2017/6231)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #293384

Çünkü fotoğraflar, 'mağdurun başkalarının görmesini ve bilmesini istemeyeceği özel yaşam alanına dair' görüntüler olarak kabul edilmemiştir. Mağdur, bu fotoğrafları başlangıçta kendi rızasıyla kamuya açık bir platformda paylaşarak, bunların özel hayatının gizli alanına ait olmadığını zımnen kabul etmiştir. Bu nedenle TCK m. 134 uygulanamaz. Ancak, fotoğraflar hala 'kişisel veri' niteliğindedir. Mağdur rızasını geri çektikten sonra, bu kişisel verilerin yayımlanmaya devam etmesi, hukuka aykırı hale gelir ve bu eylem TCK m. 136 kapsamındaki 'kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma' suçunu oluşturur. Ayrım, verinin 'özel hayatın gizliliği' niteliği taşıyıp taşımadığına göre yapılmaktadır.