Bir icra takibinde, hacizli malların satışı yapılıp ihale alıcısı adına tescil edildikten sonra, yedieminin bu malları alıcıya teslim etmemesi eylemi, muhafaza görevini kötüye kullanma (TCK m. 289) suçunu oluşturur mu? (Yargıtay 4. Ceza Dairesi, 2016/980 K.)

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #293360

Hayır, oluşturmaz. İlgili Yargıtay kararındaki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraznamesinde ve karşı oyda belirtildiği üzere, hacizli malın satışı ve alıcı adına tescili ile birlikte, mal üzerindeki 'haciz' hukuken sona erer. Haciz kalktığı için, yedieminin bu hacze dayalı 'muhafaza görevi' de ortadan kalkar. Bu andan itibaren yedieminin cezai sorumluluğu sona erer. Malların yeni malike (ihale alıcısına) teslim edilmemesi, artık TCK m. 289 kapsamında bir suç değil, taraflar arasında özel hukuk ilişkisinden (haksız zilyetlik vb.) kaynaklanan bir uyuşmazlıktır. Koşulları varsa, eylem güveni kötüye kullanma (TCK m. 155) suçunu oluşturabilir, ancak bu konuda ayrı bir dava açılması gerekir.