Davalı, vekili aracılığıyla açtığı bir davada, vekilin vekalet görevini kötüye kullanarak taşınmazını düşük bir bedelle sattığını iddia etmektedir. Bu durumda, vekil ile işlem yapan üçüncü kişinin TMK m. 2 uyarınca dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğinin kabulü için hangi koşulların varlığı aranır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #29335

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/15589 E., 2018/12112 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, üçüncü kişinin TMK m. 2'deki dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğinin ve yaptığı sözleşmenin vekil edeni bağlamadığının kabulü için şu alternatifli koşullardan birinin varlığı aranır: 1) Üçüncü kişinin, vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde olması. VEYA 2) Üçüncü kişinin kötü niyetli olup, vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmesi. VEYA 3) Üçüncü kişinin, bilmesi gerekmesi. 'Bilmesi gerekme' hali, objektif bir özen yükümlülüğünü ifade eder. Örneğin, bir taşınmazın piyasa değerinin çok altında bir bedelle satıldığını gören ve bunu sorgulamayan bir alıcının, vekilin görevini kötüye kullandığını bilmesi gerektiği kabul edilebilir. Bu hallerden birinin varlığı halinde, üçüncü kişinin iyiniyetli olduğu kabul edilemez ve yaptığı işlem vekil edeni bağlamaz.