TCK m. 116/3, aile bireylerinden veya konutu ortak kullananlardan birinin rızasının, konut dokunulmazlığını ihlal suçunu ortadan kaldıracağını, ancak bu rızanın 'meşru bir amaca yönelik olması' gerektiğini belirtir. 'Meşru amaç' kriteri nasıl yorumlanmalıdır? Eşlerden birinin, diğerinden gizli olarak eve hırsızlık yapması için birini alması durumunda rıza geçerli midir?
'Meşru amaç' kriteri, rızanın hukuka ve genel ahlaka uygun olması ve konutu ortak kullanan diğer kişilerin haklarını açıkça ihlal edici nitelikte olmaması şeklinde yorumlanmalıdır. Rızanın, diğer hak sahibinin bilseydi kesinlikle onaylamayacağı bir amaca yönelik olması, meşruiyeti ortadan kaldırır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun (2020/363 K.) aldatma olayına ilişkin kararındaki mantık burada da geçerlidir. Eşlerden birinin, ortak konutta hırsızlık yapılması amacıyla üçüncü bir kişiye rıza göstermesi, açıkça hukuka aykırı ve diğer eşin mülkiyet/zilyetlik haklarını ihlal eden bir eylemdir. Bu rıza, meşru bir amaca yönelik olmadığı için hukuken geçersizdir. Dolayısıyla, bu rızaya dayanarak konuta giren kişi, konut dokunulmazlığının ihlali suçunu işlemiş olur.