Bir davanın 'kesin hüküm' nedeniyle reddedilebilmesi için, önceki davanın sadece esastan karara bağlanıp kesinleşmesi yeterli midir, yoksa usulden ret kararları da kesin hüküm oluşturur mu?
Kural olarak, bir davanın sonraki bir dava için maddi anlamda kesin hüküm (HMK m. 303) oluşturabilmesi için, ilk davanın esastan karara bağlanmış olması gerekir. Dava şartı yokluğu (örneğin görevsizlik, yetkisizlik, süre aşımı) nedeniyle verilen usulden ret kararları, davanın esasına girilmediği için, kural olarak kesin hüküm teşkil etmez. Davacı, eksikliği gidererek (örneğin görevli mahkemede veya süresi içinde) aynı davayı yeniden açabilir. (Bkz: HMK m. 303 Gerekçesi, 2. paragraf).