Yediemin olarak teslim edilen hacizli malın, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranış sonucu kaybolması (TCK m. 289/3) ile teslim amacı dışında kasten tasarrufta bulunulması (TCK m. 289/1) suçları arasında, sanığın savunmasının araştırılması açısından ne gibi bir fark vardır? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2015/6440 sayılı kararını esas alarak açıklayınız.
Temel fark, sanığın malın akıbetine ilişkin beyanlarının araştırılma zorunluluğudur. Yargıtay'ın ilgili kararında, sanığın 'eşyaların halen mevcut olduğunu' beyan etmesi karşısında, bu savunmanın doğruluğu araştırılmadan mahkumiyet kararı verilmesi eleştirilmiştir. Eğer sanığın beyanı doğruysa ve mallar mevcutsa, ne TCK m. 289/1'deki 'tasarruf' ne de TCK m. 289/3'teki 'kaybolma' unsuru gerçekleşmiş olacaktır. Bu nedenle, mahkemenin öncelikle malların gerçekten kaybolup kaybolmadığını veya üzerlerinde bir tasarrufta bulunulup bulunulmadığını somut olarak (kolluk marifetiyle vb.) araştırması, ondan sonra suçun kasten mi (m. 289/1) yoksa taksirle mi (m. 289/3) işlendiğini veya hiç işlenmediğini belirlemesi gerekir.