Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2012/6181 E. sayılı kararında, bir bankadan taşıt kredisi alarak rehin sözleşmesi yapan ve araçları daha sonra satıp teslim etmeyen sanığın eyleminin TCK m. 289 (muhafaza görevini kötüye kullanma) suçunu oluşturmayıp, neden TCK m. 155 (güveni kötüye kullanma) suçunu oluşturabileceği belirtilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #293258

Kararda, TCK m. 289'daki suçun oluşabilmesi için malın 'resmen teslim' edilmiş olması gerektiği vurgulanmıştır. Banka ile müşteri arasındaki özel hukuk ilişkisine dayanan rehin sözleşmesi nedeniyle malın zilyetliğinin borçluda kalması, kanunun aradığı anlamda bir 'resmi teslim' değildir. Bu nedenle TCK m. 289'un unsurları oluşmamıştır. Ancak, sanığın, rehinli olduğunu bildiği araçları satarak üzerinde tasarrufta bulunması, eğer diğer koşullar da varsa, özel bir zilyetlik devrine dayanan TCK m. 155'teki güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabilir. Mahkemenin, eylemi bu açıdan değerlendirmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.