Bir hukuk davasında mahkeme, HMK m. 184 uyarınca tahkikatın bittiğini taraflara tefhim etmeden ve HMK m. 186 uyarınca sözlü yargılama için gün ve saat belirleyip tarafları usulünce davet etmeden nihai kararını vermiştir. Bu durumun hukuki sonucu nedir?
Bu durum, HMK'nın emredici usul hükümlerinin ve adil yargılanma hakkının temel güvencelerinden olan hukuki dinlenilme hakkının (HMK m. 27) ihlalidir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/15196 E., 2017/2518 K. sayılı kararında açıkça belirtildiği gibi, HMK ile öngörülen yargılama kesitlerine (dilekçeler, ön inceleme, tahkikat, sözlü yargılama, hüküm) uyulması zorunludur. Tahkikatın bittiğinin tefhim edilmesi (HMK m. 184) ve ardından taraflara son sözlerini söyleme imkanı tanıyan sözlü yargılama aşamasına geçilmesi (HMK m. 186) atlanarak doğrudan hüküm kurulması, savunma hakkını kısıtlayan ağır bir usul hatasıdır ve hükmün bozulmasını gerektirir.