Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2015/17375 sayılı kararında, hırsızlık suçlarında 'aynı neviden fikri içtima' (TCK m. 43/2) ve 'tek suç' kabulü arasındaki ayrım, 'müşterek zilyetlik' kavramı üzerinden nasıl açıklanmıştır?
Kararda, Prof. Dr. İ. Özgenç'in görüşlerine atıfla, bir konuta girilerek işlenen hırsızlık suçunda, çalınan eşyaların mülkiyeti farklı kişilere (örneğin karı-kocaya) ait olsa bile, konut içinde bulunan eşyalar üzerinde konutta yaşayan bütün kişilerin 'müşterek zilyet' olduğu kabul edilir. Bu durumda, birden fazla kişinin malı çalınmış olsa da, eylem tek bir zilyetliğe karşı işlendiği için tek bir hırsızlık suçu oluşur. Mağdur sayısınca suç oluştuğu kabul edilemeyeceği gibi, bir fiille birden fazla kişiye karşı suç işlendiği düşüncesiyle TCK m. 43/2'deki aynı neviden fikri içtima hükmü de uygulanamaz. Dolayısıyla, tek bir hırsızlık suçundan ceza verilir (Yargıtay 13. CD, E: 2015/17375, K: 2017/10057).