Yargıtay içtihatlarında, grup şirketleri veya organik bağ bulunan işverenler arasındaki işçi sayısı tespiti, İş Kanunu'nun 18. maddesindeki '30 işçi kıstası' açısından nasıl değerlendirilmektedir? 'Birlikte istihdam' ve 'tüzel kişilik perdesinin aralanması' kavramları bağlamında bu uygulamanın hukuki gerekçelerini açıklayınız.
İş Kanunu'nun 18. maddesi, iş güvencesi hükümlerinden yararlanma koşulu olarak işyerinde en az 30 işçi çalıştırılmasını şart koşar. Ancak, grup şirketleri veya organik bağ bulunan işverenler arasındaki ilişkiler, bu kıstasın tespitini karmaşık hale getirebilir. Yargıtay içtihatları bu durumu 'birlikte istihdam' ve 'tüzel kişilik perdesinin aralanması' kavramlarıyla açıklamaktadır. (or.av.tr/ise-iade-davasi-nedir) **30 İşçi Kıstasının Belirlenmesi:** * Kural olarak, işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir (İşK 18/4). **Grup Şirketlerinde veya Organik Bağ Bulunan İşverenlerde Uygulama:** Metinde yer alan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 13.02.2018 tarihli, 2017/14964 E., 2018/2593 K. sayılı kararı, bu konudaki yaklaşımı detaylandırmıştır: 1. **Birlikte İstihdam:** 'Özellikle gurup şirketlerinde ortaya çıkan bir çalışma biçimi olan birlikte istihdam şeklinde ki çalışmada, işçilerin bir kısmı aynı anda birden fazla işverene ve birlikte hizmet vermektedirler.' Bu durum, aynı binalarda hizmet veren, yönetim organizasyonu kapsamında birbiriyle bağlantılı şirketlerde görülebilir (örneğin, muhasebe, güvenlik, temizlik hizmetlerinin tüm işverenlere verilmesi). Böyle bir ilişkide, 'tüm şirketlere hizmet veren işçiler ile sadece davalı şirkete hizmet veren işçilerin 30 işçi kıstasında dikkate alınması gerekir. İşçi tüm şirketlere hizmet ediyor ise, o zaman tüm şirketlerdeki işçi sayısı dikkate alınmalıdır.' Bu durum, işkolunun aynı olmasını gerektirmez. 2. **Organik Bağ:** 'Diğer taraftan organik bağ ilişkisinde işveren sıfatı olan tüzel kişinin, işçinin iş sözleşmesinden veya iş kanunundan doğan haklarını kullanmasının engellenmesi için temsilde farklı kişiliklere yer vermesi sözkonusudur.' Bu durumda, tüzel kişiliğin bağımsızlığı sınırlanır ve 'organik bağ içinde olunan kişi ile özdeş kabul edilir'. Organik bağ, şirketlerin adresleri, faaliyet alanları, ortakları ve temsilcilerinin aynı olmasından, aralarındaki hukuki ilişkilerin tespitinden anlaşılır. 3. **Tüzel Kişilik Perdesinin Aralanması (Hak Kaybını Önleme):** Organik bağın veya muvazaanın (tarafta muvazaa, nam-ı müstear gibi) varlığı halinde, 'tüzel kişilik perdesinin aralanması sureti ile gerçek işveren veya organik bağ içinde olan tüm işverenler sorumlu tutulmaktadır.' Bu, işverenin iş güvencesi hükümlerinden kaçmak amacıyla farklı tüzel kişilikler arkasına saklanmasını engellemeyi amaçlar. Eğer alt işverenlik ilişkisi muvazaalı ise, alt işverenin işçileri de 30 işçi sayısına dahil edilir. **Hukuki Gerekçeler:** * **İş Güvencesi Hükümlerinin Emrediciliği ve Dar Yorumlanması:** İş Kanunu'nun iş güvencesi hükümleri (İK 18-21) emredicidir ve iş güvencesi kapsamını belirleyen 30 işçi kuralı istisnai nitelikte olduğundan dar yorumlanmalıdır. Yani, işçinin iş güvencesinden yararlanması asıl amaçlandığından, bu kapsamı daraltan koşullar mümkün olduğunca geniş yorumlanmaz, ancak mevcut durumun gerçekliğine bakılır. * **Hukuki İnceleme Yükümlülüğü:** Mahkemece, 'davacı işçinin adresine gönderilen ve tebliğ almaktan imtina ettiği gönderinin feshe ilişkin olduğunu bildiği anlaşıldığından bizzat bu tebligatın tebellüğünden imtina edilmesi davacı lehine değerlendirilemez.' Bu durum, mahkemenin re'sen araştırma yapma ve gerçeği tespit etme yükümlülüğünü vurgular. Sonuç olarak, Yargıtay, grup şirketleri arasındaki ilişkileri ve organik bağları titizlikle inceleyerek, 30 işçi kıstası tespitinde işçinin fiilen hizmet verdiği tüm işyerlerindeki toplam işçi sayısını dikkate almakta ve tüzel kişilik perdesinin iş güvencesi hükümlerinden kaçınmak amacıyla kullanılmasına izin vermemektedir.