İş hukukunda 'adi ortaklık' niteliğindeki işverenler için İş Kanunu'nun 18. maddesindeki 30 işçi kıstası nasıl belirlenir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını ve ortaklığı oluşturan tüzel kişilerin işçi sayısının bu kıstasa etkisini değerlendiriniz.
İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmek için fesih bildiriminin yapıldığı tarihte işyerinde otuz ve daha fazla işçi çalıştırılması gerekmektedir (İşK 18). İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir (İşK 18/4). (or.av.tr/ise-iade-davasi-nedir) **Adi Ortaklık Nitelikli İşverenlerde 30 İşçi Kıstası:** Metinde yer alan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 04.02.2020 tarihli, 2019/8764 E., 2020/1548 K. sayılı kararı, adi ortaklık niteliğindeki işverenler için 30 işçi kıstasının belirlenmesini özel olarak ele almıştır. * **Adi Ortaklığın Bağımsız İşveren Niteliği:** Yargıtay kararına göre, 'işçi çalıştırması durumunda tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlar da işveren sıfatını haiz olacaktır. Bu cümleden olarak, birden fazla gerçek veya tüzel kişinin bir araya gelerek oluşturduğu adi ortaklıklar da işveren sıfatını haiz olup, kendisini oluşturan gerçek ve tüzel kişilerden bağımsız niteliktedir.' Bu, adi ortaklığın kendi başına bir işveren olarak kabul edildiği anlamına gelir. * **Kıstasın Belirlenmesi:** Bu hukuki olgu karşısında, 'iş güvencesi şartları arasında yer alan otuz işçi kıstasının belirlenmesi hususunda sadece adi ortaklık işverenin aynı işkolunda yer alan işyerleri dikkate alınarak sonuca gidilmelidir.' Yani, adi ortaklığı oluşturan tüzel kişilerin (örneğin iki ayrı şirketin) kendi bünyelerinde çalıştırdığı işçiler değil, sadece adi ortaklığın kendisinin çalıştırdığı ve aynı işkolunda yer alan işyerlerindeki toplam işçi sayısı 30 kıstasının belirlenmesinde dikkate alınır. **Ortaklığı Oluşturan Tüzel Kişilerin İşçi Sayısının Etkisi:** Karar, adi ortaklığı oluşturan tüzel kişilerin kendi bağımsız işyerlerindeki işçi sayısının, adi ortaklığın iş güvencesi kapsamı açısından 30 işçi kıstasına **doğrudan etki etmeyeceğini** belirtir. Temel prensip, adi ortaklığın ayrı ve bağımsız bir işveren olarak kabul edilmesi ve kıdem şartının da bu ortaklığın işyerlerindeki işçi sayısına göre belirlenmesidir. Bu yaklaşım, adi ortaklıkların hukuki bağımsızlığını ve kendi içinde işverenlik sıfatını haiz oluşunu vurgulamaktadır. İş güvencesi hükümlerinin 'istisnai ve sınırlayıcı' olduğu ve 'dar yorumlanması' gerektiği ilkesi de bu tür yorumlamaların temelini oluşturur.