Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) Madde 211'de belirtilen duruşmada okunmasıyla yetinilebilecek belgeler hangi hallerde kabul edilir ve bu düzenlemenin 'doğrudan doğruyalık (yüz yüzelik)' ilkesiyle ilişkisi nedir? İlgili Yargıtay kararlarıyla açıklayınız.
CMK Madde 211, ceza muhakemesinde temel ilkelerden olan 'doğrudan doğruyalık (yüz yüzelik)' ilkesinin istisnalarından birini düzenler. Normalde mahkeme, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir (CMK 217). Ancak CMK 211, belirli durumlarda tanık veya sanığın suç ortağının dinlenmesi yerine daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanakların veya kendilerinin yazmış olduğu belgelerin okunmasıyla yetinilebileceğini öngörür. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-211-durusmada-okunmasiyla-yetinilebilecek-belgeler.html) **Duruşmada Okunmasıyla Yetinilebilecek Haller (CMK 211/1):** * a) Tanık veya sanığın suç ortağı ölmüş veya akıl hastalığına tutulmuş olur veya bulunduğu yer öğrenilemezse. * b) Tanık veya sanığın suç ortağının duruşmada hazır bulunması, hastalık, malûllük veya giderilmesi olanağı bulunmayan başka bir nedenle belli olmayan bir süre için olanaklı değilse. * c) İfadesinin önem derecesi itibarıyla tanığın duruşmada hazır bulunması gerekli sayılmıyorsa (örneğin, tanık diğer beyanları tekrarlıyorsa veya esası ilgilendirmeyen teferruata ilişkin beyanda bulunmuşsa). Bunların dışında kalan tutanakların okunmasına ise Cumhuriyet savcısı, katılan veya vekili, sanık veya müdafii birlikte rıza gösterebilirler (CMK 211/2). **Doğrudan Doğruyalık (Yüz Yüzelik) İlkesiyle İlişkisi:** 'Doğrudan doğruyalık' ilkesi, hüküm verecek mahkeme hâkiminin sanık, tanık ve olayın tüm delilleriyle birebir karşı karşıya gelmesini, beyan delilini dinlemesini ve belge delilini okumasını gerektirir. CMK 210/1 maddesi, olayın delili sadece bir tanığın açıklamalarından ibaret ise o tanığın duruşmada mutlaka dinlenmesini emreder. CMK 211, bu ilkenin istisnalarını oluşturur. Bu istisnalar, yargılamanın makul sürede tamamlanması ve bazı pratik zorluklar karşısında adil yargılanma hakkının dengelenmesi amacıyla getirilmiştir. Ancak, bu istisnaların uygulanması keyfi olamaz, yasal koşulların varlığı ve mahkemenin gerekçeli kararıyla desteklenmesi gerekir. **Yargıtay Kararları:** * Yargıtay, CMK 211'deki şartların oluşmaması halinde, tanığın dinlenilmemesini veya ifadesinin okunmamasını bozma nedeni saymıştır. Örneğin, Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/37190 E. , 2016/18314 K. sayılı kararı, 'soruşturma evresindeki anlatımlardan olaya ilişkin görgüye dayalı bilgisi olduğu anlaşılan tanık ...’in usulünce duruşmaya çağrılarak dinlenilmeden veya hukuki dayanağı gösterilip dinlenilmesine gerek bulunmadığına dair bir karar da verilmeden, soruşturma evresinde verdiği ifadeside duruşmada okunmayarak, CMK 211/1. maddesine aykırı davranılması, bozma nedenidir.' şeklinde hükmetmiştir. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-211-durusmada-okunmasiyla-yetinilebilecek-belgeler.html) * Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/44818 E. , 2017/6868 K. sayılı kararında, 'kovuşturma aşamasında mağdurların yurt dışı adreslerinden beyanlarının alınması için yazılan müzekkere akıbetinin araştırılmaması ve soruşturma aşamasındaki beyanları hükme esas alınan mağdurların bu beyanlarının CMK’nın 211/1. maddesi gereğince duruşmada okunup, tartışılarak kanıtların buna göre değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi karşısında, eksik inceleme ve kanuna uygun olmayan gerekçeyle hüküm kurulması' bozma nedeni olarak belirtilmiştir. (barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-211-durusmada-okunmasiyla-yetinilebilecek-belgeler.html) Bu kararlar, CMK 211'in uygulanmasında yasal şartlara ve gerekçelendirme yükümlülüğüne sıkı sıkıya uyulması gerektiğini vurgulamaktadır.