Ceza Muhakemesi Kanunu m. 216/3, 'hükümden önce son söz, hazır bulunan sanığa verilir' demektedir. Bu hakkın hukuki niteliği nedir ve neden sanık müdafii tarafından kullanılamaz? Yargıtay 16. CD'nin 2016/7026 K. sayılı kararında, duruşmada hazır bulunmayan sanıklara son sözün sorulmamasının hukuka aykırı bulunmamasının gerekçesi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #292256

CMK m. 216/3'te düzenlenen 'son söz hakkı', adil yargılanma hakkının ve özellikle savunma hakkının en temel ve kişisel güvencelerinden biridir. **Hakkın Hukuki Niteliği ve Müdafii Tarafından Kullanılamaması:** 1. **Şahsa Sıkı Sıkıya Bağlı Bir Hak:** Son söz hakkı, sanığın sorgusu gibi, **şahsa sıkı sıkıya bağlı** bir haktır. Bu, hakkın sadece hak sahibi olan sanığın bizzat kendisi tarafından kullanılabileceği, bir temsilci (müdafii) aracılığıyla kullanılamayacağı anlamına gelir. Müdafii, sanığın hukuki temsilcisidir ve onun adına hukuki savunma yapar, delilleri tartışır. Ancak 'son söz', hukuki bir argüman sunmaktan ziyade, sanığın mahkeme heyetine doğrudan hitap ederek, son bir kez pişmanlığını, masumiyetini veya söylemek istediği son insani bir beyanı dile getirme imkanıdır. Bu, sanığın yargılamadaki son kişisel ifadesidir. 2. **Savunma Hakkının Tamamlayıcısı:** Son söz hakkı, delillerin tartışılması ve esas hakkındaki savunmalar tamamlandıktan sonra, hüküm kurulmadan hemen önce sanığa tanınan bir son fırsattır. Bu hak kullanıldıktan sonra, kural olarak duruşmaya geri dönülmez ve hüküm açıklanır. Bu, sanığın yargılama sürecindeki aktif rolünü tamamlayan son halkadır. **Yargıtay Kararının Gerekçesi (Hazır Bulunmayan Sanık):** Yargıtay 16. CD'nin kararında, duruşmada hazır bulunmayan sanığa son söz hakkı verilmemesinin hukuka aykırı bulunmamasının gerekçesi, doğrudan CMK m. 216/3'ün lafzında yatmaktadır. Madde, **'hükümden önce son söz, *hazır bulunan* sanığa verilir'** demektedir. - **'Hazır Bulunma' Şartı:** Kanun koyucu, bu hakkın kullanılabilmesini açıkça sanığın duruşmada **fiziken veya SEGBİS ile hazır bulunması** şartına bağlamıştır. Eğer sanık, usulüne uygun olarak çağrılmasına rağmen duruşmaya katılmamışsa veya duruşmadan vareste tutuluyorsa, mahkemenin ona son sözünü sorma gibi bir yükümlülüğü yoktur. - **Mümkün Olmama Durumu:** Hazır olmayan bir sanığa fiilen son sözünü sormak zaten mümkün değildir. Mahkemenin, sanığı sırf son sözünü sormak için zorla getirme gibi bir yükümlülüğü de bulunmamaktadır, özellikle de sanık kendi iradesiyle duruşmaya katılmıyorsa. Bu nedenle Yargıtay, kanunun açık ifadesi doğrultusunda, son söz hakkının mutlak bir hak olmadığını, **sanığın duruşmada hazır bulunması koşuluna bağlı bir hak** olduğunu kabul etmektedir. Sanık duruşmaya katılarak bu hakkı kullanma iradesini göstermelidir. Aksi halde, bu hakkından zımnen feragat etmiş sayılır.