Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2017/115 K. sayılı kararında, 'hedefte sapma' (aberratio ictus) hali detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Failin A'yı öldürmek isterken, hareketinin sapması sonucu yanında bulunan B'yi öldürdüğü bir senaryoda, failin cezai sorumluluğu 5237 sayılı TCK'ya göre nasıl belirlenir? Bu durumu, 'fikri içtima' (TCK m. 44) ve 'gerçek içtima' kuralları açısından, kararda belirtilen ilkeler doğrultusunda analiz ediniz.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında da vurgulandığı gibi, 5237 sayılı TCK, 'hedefte sapma' (aberratio ictus) için özel bir düzenleme getirmemiştir. Bu nedenle, failin cezai sorumluluğu, genel hükümler, özellikle de **suçların içtimaı (birleşmesi)** kuralları çerçevesinde çözümlenir. **Senaryonun Analizi:** Fail A'yı öldürmek istemekte (doğrudan kast), ancak attığı kurşun veya savurduğu bıçak sekerek veya başka bir nedenle A'yı ıskalayıp, yanında bulunan ve öldürme kastı olmayan B'yi öldürmektedir. Bu durumda iki farklı netice ortaya çıkmıştır: 1. **Hedeflenen Mağdur (A) Açısından:** Fail, A'yı öldürmek için icra hareketlerine başlamış ancak elinde olmayan bir nedenle (hedefi vuramama) netice gerçekleşmemiştir. Bu durum, A'ya yönelik **'kasten öldürmeye teşebbüs'** suçunu oluşturur (TCK m. 81, 35). 2. **İsabet Alan Mağdur (B) Açısından:** Failin B'yi öldürmeye yönelik bir kastı yoktur. Ancak, bir insanı öldürmeye yönelik bir eylem gerçekleştirirken, eylemin niteliği gereği çevredeki başka birinin de ölebileceğini **öngörmesi** gerekirdi. Bu öngörüye rağmen fiili işlemesi, B'nin ölümü açısından **'olası kastla'** (TCK m. 21/2) veya duruma göre en azından **'bilinçli taksirle'** (TCK m. 22/3) hareket ettiğini gösterir. Genellikle bu tür durumlarda olası kast kabul edilir. Dolayısıyla, B'ye yönelik **'olası kastla öldürme'** suçu oluşur (TCK m. 81, 21/2). **İçtima Kurallarının Uygulanması:** Fail, tek bir atış veya hareketle (hukuken tek fiil) hem A'ya yönelik teşebbüs suçunu hem de B'ye yönelik tamamlanmış öldürme suçunu işlemiştir. - **Fikri İçtima (TCK m. 44) Uygulanır mı?** TCK m. 44, tek bir fiille birden fazla **'farklı'** suçun işlenmesi halinde en ağır cezayı gerektiren suçtan ceza verilmesini öngörür. Ancak, kasten öldürmeye teşebbüs ile olası kastla öldürme, aynı suçun (kasten öldürme) farklı işleniş biçimleridir ve Yargıtay tarafından bu bağlamda **'aynı suç'** kabul edilir. Dolayısıyla TCK m. 44 uygulanamaz. - **Aynı Neviden Fikri İçtima (TCK m. 43/2) Uygulanır mı?** Bu madde, tek fiille aynı suçun birden fazla kişiye karşı işlenmesini düzenler. Ancak TCK m. 43'ün 3. fıkrası, **'Kasten öldürme... suçlarında bu madde hükümleri uygulanmaz'** diyerek bu suç tipi için fikri içtima ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını açıkça yasaklamıştır. - **Uygulanacak Kural: Gerçek İçtima:** TCK m. 43/3'teki bu istisna nedeniyle, hedefte sapma sonucu birden fazla kişinin öldürülmesi veya yaralanması durumunda, **'gerçek içtima'** kuralları uygulanır. Bu ilke, 'kaç fiil varsa o kadar suç, kaç suç varsa o kadar ceza' anlamına gelir. Ancak burada, hukuken tek fiil olmasına rağmen kanunun özel hükmü gereği gerçek içtima sonucu doğmaktadır. **Sonuç:** Fail, bu senaryoda: - A'ya yönelik **'kasten öldürmeye teşebbüs'** suçundan (TCK m. 81, 35) ayrı olarak, - B'ye yönelik **'olası kastla kasten öldürme'** suçundan (TCK m. 81, 21/2) ayrı olarak, cezalandırılır. Yani, **iki ayrı suçtan iki ayrı ceza alır.** Bu, TCK m. 43/3'ün getirdiği özel düzenlemenin bir sonucudur.