Bir sanığın 'Böyle idarenin hepsini sinkaf ederim' şeklindeki sözleri nedeniyle TCK m. 125/5 (Kurul halindeki kamu görevlilerine hakaret) yollamasıyla TCK m. 43 (zincirleme suç) uygulanarak cezası artırılmıştır. Yargıtay 4. CD'nin 2019/1707 K. sayılı kararı, bu uygulamayı neden hukuka aykırı bulmuştur? 'İdare' kavramının, TCK m. 125/5'in uygulanması açısından aranan 'kurul' niteliğini taşıyıp taşımadığını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #292252

Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin ilgili kararı, TCK m. 125/5'in uygulanma koşullarının dar ve lafza uygun yorumlanması gerektiğini vurgulayan önemli bir örnektir. Karardaki bozma nedeninin temelinde, 'idare' kavramının, kanunun aradığı 'kurul' niteliğini taşımaması yatmaktadır. **TCK m. 125/5'in Uygulanma Şartı: 'Kurul' Niteliği** Bu fıkranın uygulanabilmesi için, hakaretin yöneltildiği kamu görevlilerinin, belirli bir işi yapmak üzere bir araya gelmiş, karar alma veya görev ifa etme sürecinde bir bütün olarak hareket eden, somut ve belirlenebilir bir **'kurul'** veya **'heyet'** olması gerekir. Bu kurulun üyeleri, o anki görevleri nedeniyle bir aradadır. Örnekler: - Mahkeme Heyeti (Başkan ve üyeler) - Bilirkişi Heyeti - Belediye Encümeni - Bir sınav veya ihale komisyonu **'İdare' Kavramının Değerlendirilmesi:** Sanığın kullandığı 'idare' kelimesi, son derece soyut, genel ve belirsiz bir kavramdır. 'İdare' denildiğinde, bir kurumun tüm çalışanları, bir bakanlık, bir belediye veya genel olarak devlet yönetimi kastediliyor olabilir. Bu kavram; - **Belirli Değildir:** 'İdare'nin hangi somut kişilerden oluştuğu belli değildir. - **'Kurul' Niteliği Taşımaz:** 'İdare', belirli bir işi yapmak için toplanmış, üyeleri belli bir heyet değildir. Geniş ve hiyerarşik bir yapıyı ifade eder. - **Matufiyet Sorunu:** 'İdare'ye yönelik bir hakaret, belirli kişilere yönelmediği için hakaret suçunun 'matufiyet' (yönelme) unsurunu da tam olarak karşılamaz. Ancak Yargıtay bu kararda matufiyetten çok, 'kurul' şartının oluşmadığına odaklanmıştır. **Yargıtay Kararının Gerekçesi:** Yargıtay, 'idare'nin, TCK m. 125/5'in aradığı anlamda, üyeleri somut olarak belirlenebilir bir 'kurul' olmadığını tespit etmiştir. Madde metni, 'kurul hâlinde çalışan kamu görevlileri' diyerek, bu niteliği açıkça aramaktadır. 'İdare' bu tanıma uymadığı için, TCK m. 125/5'in uygulanma şartları yoktur. Bu fıkra uygulanamayınca, onun yollama yaptığı TCK m. 43 (zincirleme suç) hükmünün de bu gerekçeyle uygulanması hukuken imkansızdır. Dolayısıyla mahkemenin, uygulama yeri olmayan bir fıkraya dayanarak sanığın cezasında artırım yapması, kanunun yanlış yorumlanması ve uygulanması anlamına geldiğinden, hukuka aykırı bulunmuş ve bozma nedeni sayılmıştır. Eğer hakaretin o anki belirli idarecilere yöneldiği kabul edilseydi bile, bu kişiler 'kurul' halinde çalışmıyorsa yine de bu fıkra uygulanamazdı; bu durumda belki birden fazla kişiye hakaretten (TCK m. 43/2) bahsedilebilirdi, ancak bunun için de matufiyetin somutlaştırılması gerekirdi.