Bir icra takibinde, alacaklı, borçlunun üçüncü bir kişideki (örneğin, bir bankadaki) mevduat hesabına haciz koydurmak istemektedir. Bu durumda uygulanacak usul İİK m. 89'a göre midir, yoksa farklı bir usul mü izlenir? Haczedilen paraların, banknotların ve hamiline ait senetlerin muhafazası ile ilgili İİK m. 88'deki düzenlemenin bu durumdaki rolünü açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #292251

Borçlunun üçüncü bir kişideki (bankadaki) mevduat hesabına haciz konulması, klasik bir 'üçüncü şahıstaki alacak hakkının haczi' durumudur ve bu durumda uygulanacak temel usul **İİK m. 89'dur.** İcra dairesi, bankanın genel müdürlüğüne veya ilgili şubesine, borçlunun o bankadaki tüm hak ve alacaklarının (mevduat, repo vb.) haczedildiğini bildiren bir **haciz ihbarnamesi** gönderir. Banka, bu ihbarnameye karşı borçlunun ne kadar mevduatı olduğunu veya olmadığını yedi gün içinde bildirmekle yükümlüdür. Ancak, haczedilen şeyin 'para' olması nedeniyle, İİK m. 89'daki süreç, İİK m. 88'deki düzenleme ile birleşerek kendine özgü bir hal alır. **İİK m. 88'in Rolü ve Uygulamadaki Farklılık:** İİK m. 88/1: **'Haczolunan paraları, banknotları, hamiline ait senetleri... icra dairesi muhafaza eder.'** Bu hüküm, haczedilen şeyin para olması durumunda, onun satılmasına gerek olmadığını, doğrudan icra dairesi tarafından muhafaza altına alınması (tahsil edilmesi) gerektiğini belirtir. Bu nedenle, bankadaki mevduatın haczinde süreç şöyle işler: 1. **Haciz İhbarnamesi (İİK m. 89):** İcra dairesi, bankaya haciz ihbarnamesi gönderir. 2. **Bankanın Bildirimi ve Paranın Gönderilmesi:** Banka, borçlunun hesabında haciz miktarı kadar para varsa, bu parayı haczeder ve icra dairesinin bildireceği banka hesabına **doğrudan gönderir.** Banka, 'borçlunun bizde şu kadar parası vardır' diye bildirimde bulunup parayı kendi nezdinde tutmaz; parayı icra dosyasına aktarır. 3. **Muhafaza (İİK m. 88):** İcra dairesine gelen bu para, artık İİK m. 88 uyarınca **'muhafaza altına alınmış'** sayılır ve icra dairesinin banka hesabında tutulur. 4. **Paraya Çevirme (Satış) Aşaması Atlanır:** Haczedilen şey zaten para olduğu için, İİK'daki 'paraya çevirme' (yani satış ve ihale) aşamasına gerek kalmaz. Bu, süreci ciddi şekilde kısaltır. 5. **Paranın Paylaştırılması:** Haciz kesinleştikten sonra, icra dairesi bu parayı, sıra cetveli düzenleyerek veya tek alacaklı varsa doğrudan alacaklıya öder. Özetle, bankadaki mevduatın haczi, İİK m. 89'a göre başlatılan bir 'üçüncü şahıstaki alacak haczi' olmakla birlikte, haczin konusunun 'para' olması nedeniyle, İİK m. 88 gereğince paranın doğrudan icra dosyasına gönderilmesi ve satış aşamasının atlanması şeklinde işleyen, pratik ve hızlı bir usuldür. İİK m. 89 prosedürü bir bildirim ve tespit aracı olarak, İİK m. 88 ise paranın muhafazası ve tahsili aracı olarak birlikte çalışır.