Bir işe iade davası, tespit niteliğindeki 'feshin geçersizliği' talebi ile eda niteliğindeki 'işe iade' talebini bir arada barındırır. Yargıtay 9. HD'nin 02.10.2014 tarihli, 2014/11696 E. sayılı kararında, bu dava ile birlikte işçilik alacaklarının (yıllık izin, ikramiye vb.) talep edilemeyeceği ve bu taleplerin tefrik edilmesi (ayrılması) gerektiği belirtilmiştir. Bu 'davaların birleştirilmesi yasağı'nın ardındaki usul hukuku mantığı nedir?
Yargıtay'ın işe iade davası ile diğer işçilik alacakları davalarının birlikte görülemeyeceği yönündeki istikrarlı uygulamasının temelinde, bu davaların **hukuki nitelikleri, yargılama usulleri, amaçları ve birbirleriyle olan ilişkileri** açısından taşıdıkları temel farklılıklar yatar. Usul hukuku mantığı şu gerekçelere dayanır: 1. **Davaların Hukuki Niteliğindeki Farklılık:** - **İşe İade Davası:** Temelde bir **tespit davasıdır.** Davanın birincil amacı, işveren tarafından yapılan feshin 'geçersiz olduğunun tespit edilmesi'dir. 'İşe iade' talebi ise bu tespitin bir sonucudur. Karar, yenilik doğurucu bir nitelik taşır ve iş ilişkisini geçmişe etkili olarak yeniden kurar. - **İşçilik Alacağı Davaları:** Bunlar tipik birer **eda davasıdır.** Davacı (işçi), davalıdan (işverenden) belirli bir miktar paranın (ücret, tazminat, yıllık izin alacağı vb.) kendisine ödenmesini talep eder. 2. **Yargılama Usulündeki Farklılık:** - İş Kanunu m. 20/3'e göre, işe iade davaları **'ivedilikle'** sonuçlandırılır. Kanun koyucu, işçinin işine dönüp dönemeyeceği konusundaki belirsizliğin bir an önce giderilmesini amaçlamıştır. Bu davalarda istinaf incelemesi de ivedilikle yapılır ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı **kesindir**, temyiz yolu kapalıdır. - Alacak davalarında ise böyle bir ivedilik zorunluluğu veya kesinlik sınırı yoktur. Bu davalar genel yargılama usullerine tabidir ve parasal sınıra göre temyiz yolu açık olabilir. 3. **Dava Konularının Birbirine Bağlılığı (Bekletici Mesele Sorunu):** - İşe iade davası devam ederken, iş sözleşmesinin feshinin geçerli olup olmadığı henüz belli değildir. Yargıtay'a göre, işe iade davası süresince iş akdi **'askıda'** kabul edilir. Kıdem ve ihbar tazminatı gibi alacaklar ise, ancak **geçerli bir fesih** durumunda talep edilebilir hale gelir. - Dolayısıyla, işe iade davası sonuçlanmadan, bu alacakların talep edilmesi için hukuki şartlar (muacceliyet) oluşmamıştır. İşe iade davasının sonucu, alacak davaları için bir **'bekletici mesele'** teşkil eder. Davaların birleştirilmesi, bu temel hukuki mantığa aykırı olurdu. Bu nedenlerle Yargıtay, usul ekonomisine aykırı gibi görünse de, bu iki farklı nitelikteki davanın bir arada görülmesinin daha büyük usulî karmaşalara ve hukuki sorunlara yol açacağını düşünerek, alacak taleplerinin işe iade davasından **tefrik edilerek (ayrılarak)** ayrı bir esasa kaydedilmesi ve işe iade davasının sonucunun beklenmesi gerektiğine karar vermektedir.