İcra ve İflas Kanunu'nun 76. maddesi, mal beyanında bulunmayan borçlu hakkında 'hapisle tazyik' yaptırımını öngörmektedir. Bu yaptırımın hukuki niteliği nedir? Bir ceza hukuku anlamında 'hapis cezası' mıdır, yoksa bir 'disiplin hapsi' midir? Bu ayrımın, Anayasa'nın 38. maddesindeki 'hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz' ilkesi karşısındaki durumunu tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #292232

İİK m. 76'da düzenlenen 'hapisle tazyik' yaptırımı, hukuki niteliği itibarıyla bir ceza hukuku anlamında 'hapis cezası' değil, kendine özgü bir **'disiplin hapsi'** veya **'zorlama hapsi'dir.** Bu ayrım, yaptırımın amacı, sonucu ve anayasal ilkeyle ilişkisi açısından hayati öneme sahiptir. **Hukuki Niteliği ve Farkları:** 1. **Amaç:** - **Hapis Cezası:** İşlenen bir suçun karşılığı olan, 'cezalandırma' ve 'ıslah' amacı güden bir yaptırımdır. Geçmişteki bir eylemi cezalandırır. - **Hapisle Tazyik:** Cezalandırma amacı gütmez. Amacı, borçluyu belirli bir yükümlülüğü (mal beyanında bulunma) **yerine getirmeye zorlamaktır.** Geleceğe yönelik bir edimi sağlamayı hedefler. 2. **Sonuç:** - **Hapis Cezası:** Süresi bellidir ve hükümlü bu süreyi tamamlamadan kural olarak cezaevinden çıkamaz. Adli sicile işler. - **Hapisle Tazyik:** Borçlu, mal beyanında bulunduğu anda derhal serbest bırakılır. Yani yaptırım, amacına ulaştığı an sona erer. Süresi en fazla üç aydır, ancak bu üst sınırdır. Adli sicile işlemez. **Anayasa m. 38 Karşısındaki Durumu:** Anayasa'nın 38. maddesindeki 'borçtan dolayı hapis yasağı', özel hukuk ilişkisinden (sözleşmeden) doğan bir para borcunun **ödenememesi** nedeniyle bir kişinin özgürlüğünden alıkonulmasını yasaklar. Bu ilke, borcun mali bir yükümlülük olduğunu ve bunun karşılığının da mali bir yaptırım (haciz vb.) olması gerektiğini ifade eder. İİK m. 76'daki hapisle tazyik ise, borçluyu **borcunu ödemediği için değil, icra takibinin usulî bir gereği olan 'mal beyanında bulunma' yükümlülüğünü yerine getirmediği için** yaptırıma tabi tutar. Mal beyanında bulunma, bir para borcu değil, kanundan doğan bir usulî yükümlülüktür. Borçlu, bu yaptırımla karşılaştığında borcunu ödemesi değil, sadece malvarlığını bildirmesi istenmektedir. Hiç malı olmasa bile, 'malım yoktur' şeklinde bir beyanda bulunması, hapisle tazyikin sona ermesi için yeterlidir. Bu nedenle Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi, İİK m. 76'daki hapisle tazyikin, borcun kendisinden değil, usulî bir yükümlülüğün ihlalinden kaynaklandığı ve amacının borcu ödetmek değil, mal beyanını sağlamak olduğu gerekçesiyle, Anayasa'nın 38. maddesindeki 'borçtan dolayı hapis yasağı' ilkesine aykırı olmadığına istikrarlı bir şekilde karar vermektedir. Yaptırım borcun ödenmemesine değil, kanuna karşı gelmeye yöneliktir.