Hakaret suçu, mağdurun gıyabında işlendiğinde, cezalandırılabilmesi için 'en az üç kişiyle ihtilat' şartı aranır (TCK m. 125/1). Yargıtay 15. CD, K.2015/22754 sayılı kararında, 'failin sözlerini ikiden fazla kişiye söylemekte ya da daha çok kişinin duyabileceği bir yerde konuşmakta ve sözleri başkaları tarafından duyulabilmekte, fail de bu durumun bilincinde ise ihtilat oluşmuştur' denilmektedir. Bu yorumu, suçun manevi unsuru olan 'kast' ve özellikle 'olası kast' kavramları açısından analiz ediniz.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin ilgili kararı, gıyapta hakaret suçundaki 'ihtilat' unsurunun manevi boyutunu, yani failin kastının neyi kapsaması gerektiğini açıklığa kavuşturmaktadır. **Kast ve Olası Kast Kavramları Açısından Analiz:** 1. **Doğrudan Kast (TCK m. 21/1):** Failin, hakaret içeren sözlerinin en az üç kişi tarafından öğrenileceğini **bilmesi ve istemesi** durumunda doğrudan kast söz konusudur. Örneğin, failin üç kişiye aynı anda bir e-posta göndermesi veya bir mektup yazıp okuması bu niteliktedir. Burada fail, ihtilat neticesini kesin olarak hedeflemektedir. 2. **Olası Kast (TCK m. 21/2):** Yargıtay'ın kararındaki ifade, 'olası kast' ile ihtilatın gerçekleşebileceğini kabul etmektedir. Olası kast, failin suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini **öngörmesine rağmen**, fiili işlemeye devam etmesi, yani 'olursa olsun' demesidir. Yargıtay'ın yorumu bu duruma işaret eder: - **'Daha çok kişinin duyabileceği bir yerde konuşmak':** Fail, örneğin dolu bir kahvehanede veya bir otobüste yüksek sesle hakaret ettiğinde, bu sözlerin orada bulunan en az üç kişi tarafından duyulabileceğini **öngörür.** - **'Sözleri başkaları tarafından duyulabilmekte, fail de bu durumun bilincinde ise':** Failin, bulunduğu ortamın bu niteliğinin (kalabalık ve sözlerin duyulabilir olduğunun) farkında olması, yani öngörme unsurunun varlığı vurgulanmaktadır. Failin birincil amacı, yanındaki bir kişiye hakareti anlatmak olsa bile, bunu kalabalık bir ortamda yaparak, sözlerinin başkaları (ve muhtemelen üçten fazla kişi) tarafından da duyulması neticesini göze almıştır. Bu neticenin gerçekleşmesini istemese bile, gerçekleşme ihtimalini kabullenerek hareket etmiştir. İşte bu durum, olası kastla işlenen gıyapta hakaret suçunu oluşturur. Sonuç olarak, Yargıtay, ihtilat unsurunun oluşması için failin mutlaka 'bu sözleri üç kişi duysun' şeklinde bir doğrudan kastla hareket etmesinin şart olmadığını; kalabalık ve aleni bir ortamda, sözlerinin başkaları tarafından duyulacağını öngördüğü halde hakaret etmeye devam etmesi durumunda, olası kastla da bu suçun işlenebileceğini kabul etmektedir. Bu yorum, gıyapta hakaret suçunun uygulanma alanını genişletmekte ve failin, eyleminin sonuçlarına karşı kayıtsız kalmasını engellemektedir.