Bir işe iade davasında, taşeron (alt işveren) işçisi olan bir işçi, davayı kime veya kimlere karşı açmalıdır? Metinde atıf yapılan Yargıtay kararına göre, dava açmadan önce arabuluculuğa başvururken asıl işveren ve alt işverene birlikte başvurulmamasının sonucu nedir? Bu uygulamanın ardındaki hukuki mantığı, asıl işverenin sorumluluğu açısından açıklayınız.
İş Kanunu m. 2 uyarınca, bir işverenden işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren (alt işveren) ile iş alınan işveren (asıl işveren) arasında kurulan ilişkiye 'asıl işveren-alt işveren ilişkisi' denir. **Davanın Tarafları:** İşe iade davası, işçinin iş sözleşmesini fesheden işverene karşı açılır. Taşeron işçisinin işvereni, kendisini işe alan ve ücretini ödeyen alt işverendir. Dolayısıyla işe iade davası, feshi gerçekleştiren **alt işverene** karşı açılır. Ancak, İş Kanunu m. 2/6 uyarınca, asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte **'müştereken ve müteselsilen'** sorumludur. Bu nedenle, işe iade davasının sonuçlarından (boşta geçen süre ücreti, işe başlatmama tazminatı) asıl işveren de sorumlu olacağından, dava hem **asıl işverene hem de alt işverene birlikte** yöneltilmelidir. **Arabuluculuk Başvurusunun Sonucu:** İşe iade davalarında arabuluculuğa başvuru bir dava şartıdır. Metinde belirtilen Yargıtay kararına göre, bu dava şartının usulüne uygun yerine getirilmiş sayılması için, arabuluculuk başvurusunun da davanın yöneltileceği tüm taraflara, yani **hem asıl işverene hem de alt işverene karşı birlikte** yapılması zorunludur. Eğer işçi, arabuluculuğa sadece alt işverene karşı başvurup, daha sonra her ikisine birden dava açarsa, asıl işveren yönünden arabuluculuk dava şartı yerine getirilmemiş olur. Bu durumda dava, **dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.** **Hukuki Mantık:** Bu uygulamanın ardındaki mantık, arabuluculuk kurumunun amacına hizmet etmektir. Arabuluculuk, tarafları bir araya getirerek bir çözüm bulmayı hedefler. İşe iade uyuşmazlığının mali sonuçlarından asıl işveren de müteselsilen sorumlu olduğuna göre, çözüm sürecinin en başında onun da masada olması gerekir. Asıl işverenin bilgisi ve onayı olmadan, alt işverenin tek başına işçiyi işe başlatma veya tazminat ödeme konusunda bir anlaşmaya varması zordur. Asıl işverenin arabuluculuk sürecine dahil edilmesi, uyuşmazlığın dava açılmadan çözülme olasılığını artırır. Bu nedenle Yargıtay, arabuluculuk sürecinin, ileride davada taraf olacak herkesi kapsayacak şekilde yürütülmesi gerektiğini kabul etmektedir. Bu, usul ekonomisine de hizmet eden bir yaklaşımdır.