Bir ceza davasında, sanığın aynı olay sırasında ve aynı suç işleme kararıyla, aralarında zaman aralığı olmaksızın birden fazla kamu görevlisine (örneğin, avukat, icra müdürü, katip) benzer hakaret sözleri söylemesi durumunda, her bir mağdur için ayrı ayrı hakaret suçundan mı hüküm kurulur? Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2016/19451 K. sayılı kararı bu konuda hangi içtima kuralının uygulanması gerektiğini belirtmektedir? Bu kuralın uygulanmasının hukuki gerekçesini açıklayınız.
Sanığın, aynı olay sırasında, tek bir suç işleme kararı altında ve araya zaman girmeksizin birden fazla kamu görevlisine hakaret etmesi durumunda, her bir mağdur için ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulmaz. Bu, 'gerçek içtima' kuralının uygulanacağı anlamına gelirdi ki ceza hukukumuzda bu durum için özel bir içtima kuralı öngörülmüştür. **Uygulanacak İçtima Kuralı:** Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2016/19451 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, bu durumda uygulanması gereken kural, **TCK m. 43/2'de düzenlenen 'aynı neviden fikri içtima' veya 'zincirleme suçun özel hali'dir.** TCK m. 43/2: 'Aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda da, birinci fıkra hükmü uygulanır.' Bu hüküm gereğince, mahkeme şu şekilde hareket etmelidir: 1. Sanık hakkında kamu görevlisine hakaret suçundan (TCK m. 125/3-a) bir kez temel ceza belirlenir. 2. Belirlenen bu ceza, TCK m. 43/1 yollamasıyla TCK m. 43/2 uyarınca **1/4'ten 3/4'e kadar artırılır.** **Hukuki Gerekçe:** Bu kuralın uygulanmasının temelinde **'fiilin hukuki anlamda tekliği'** prensibi yatar. Sanık, her ne kadar her bir mağdura ayrı ayrı sözler söyleyerek doğal anlamda birden fazla hareket gerçekleştirmiş olsa da, bu hareketler: - Aynı olay bütünlüğü içinde, - Aralarında kayda değer bir zaman aralığı olmadan, - Aynı saik ve suç işleme kararı altında (örneğin, bir icra işlemine duyulan öfke), işlenmiştir. Bu nedenle, ceza hukuku açısından bu hareketler bütünü, **hukuken tek bir fiil** olarak kabul edilir. Sanığın iradesi, her bir kişiye ayrı ayrı suç işlemek değil, o anki duruma tepki olarak topluca hakaret etmektir. 'Tek fiil' ile 'aynı suç' (hakaret suçu) birden fazla kişiye karşı işlendiği için, kanun koyucu bu durumu 'gerçek içtima'dan (yani her bir suç için ayrı ceza verilmesinden) ayırmış ve daha lehe olan zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasını öngörmüştür. Bu, failin kusuruyla orantılı bir ceza verilmesini sağlar ve cezalandırmada aşırılığa gidilmesini önler.