İş Kanunu m. 18'e göre iş güvencesinden yararlanmak için işçinin 'en az altı aylık kıdemi' olması gerekir. Yargıtay 9. HD'nin 22/04/2019 tarihli, 2018/10524 E. sayılı kararında, işverenin işçiyi altı aylık kıdem süresi dolmadan hemen önce feshetme girişimini nasıl değerlendirmiştir? Bu kararı, Medeni Kanun m. 2'de yer alan 'dürüstlük kuralı' ve 'hakkın kötüye kullanılması yasağı' ilkeleri ışığında yorumlayınız.
Yargıtay'ın ilgili kararı, işverenin kanunun tanıdığı bir hakkı (fesih hakkını), kanunun başka bir amacını (iş güvencesi sağlama) bertaraf etmek için kullanmasının hukuken korunmayacağını ortaya koyan, Medeni Kanun m. 2'deki 'dürüstlük kuralı' ve 'hakkın kötüye kullanılması yasağı'nın iş hukukundaki önemli bir yansımasıdır. **Kararın Analizi:** - **Olay:** İşveren, işçiyi işe iade davası açması için gereken 6 aylık kıdem süresinin dolmasına çok az bir zaman kala (örneğin 5 ay 28 gün çalışmışken) işten çıkarmaktadır. Amaç, işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanmasını engellemektir. - **Yargıtay'ın Değerlendirmesi:** Yargıtay, bu tür bir feshin, şeklen yasal görünse de, amacının hakkın kötüye kullanılması olduğunu kabul etmektedir. İşçinin 6 aylık kıdem şartını tamamlamasına kasten engel olmak, dürüstlük kuralına aykırıdır. **Hukuki İlkelerle İlişkisi:** 1. **Dürüstlük Kuralı (MK m. 2/1):** Bu kural, herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüst ve iyi niyetli davranmak zorunda olduğunu belirtir. İşverenin, sırf işçinin yasal bir haktan yararlanmasını engellemek için fesih hakkını kullanması, bu kurala aykırı bir davranıştır. 2. **Hakkın Kötüye Kullanılması Yasağı (MK m. 2/2):** 'Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.' İşverenin fesih hakkı vardır, ancak bu hakkı kanunun ruhuna ve amacına aykırı olarak, sadece işçiye zarar vermek veya onu yasal bir güvenceden mahrum bırakmak için kullanması, hakkın kötüye kullanılmasıdır. Yargıtay, bu durumda feshi geçersiz sayma eğilimindedir. **Somut Olaydaki Uygulama (2018/10524 E.):** Kararda, işverenin 22.03.2016'da iş akdini feshedeceğini sözlü olarak açıkladığı, işçinin rapor aldığı ve işverenin 25.03.2016'da noterden ihtarname gönderdiği bir durum söz konusudur. İşçinin işe başlama tarihi 01.10.2015'tir. Fesih tarihi 22.03.2016 olarak kabul edildiğinde, 6 aylık süre dolmamaktadır. Ancak Yargıtay'ın genel eğilimi ve doktrindeki görüşler, bu tür durumlarda işverenin bu eyleminin hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiği ve feshin geçersiz sayılarak işçinin iş güvencesinden yararlandırılması gerektiği yönündedir. Kararda Yargıtay, fesih tarihini 22.03.2016 olarak kabul edip kıdem şartının sağlanmadığı gerekçesiyle davanın reddi gerektiğine karar vermiş olsa da, bu durum somut olayın özelliklerinden (toplantıda feshin açıklanması vb.) kaynaklanmaktadır. Genel ilke, 6 aylık sürenin dolmasına çok az kala yapılan ve tek amacı iş güvencesini engellemek olan fesihlerin, hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi ve işçinin iş güvencesinden yararlandırılması gerektiğidir. Bu, Borçlar Kanunu'nun 'şartın gerçekleşmesine dürüstlük kurallarına aykırı olarak engel olan tarafın, o şart gerçekleşmiş gibi kabul edileceği' yönündeki ilkesinin kıyasen uygulanmasıdır.