İİK m. 110'a göre, bir malın satılması kanuni müddet (1 yıl) içinde istenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar. Bu hükmün amacı nedir ve bu durum alacaklı ile borçlu arasındaki menfaat dengesini nasıl etkilediğini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #292219

İİK m. 110 uyarınca, hacizden itibaren bir yıl içinde satış istenmemesi halinde haczin kalkması kuralının temel amacı, **borçlunun malvarlığı üzerindeki hukuki belirsizliği ve haciz baskısını süresiz olarak devam ettirmeyi önlemektir.** Bu kural, alacaklı ile borçlu arasındaki menfaat dengesini önemli ölçüde etkiler: **Kuralın Amacı ve Menfaat Dengesine Etkisi:** 1. **Hukuki Güvenlik ve Ekonomik Hayata Katılım (Borçlu Lehine):** Haciz, borçlunun malvarlığı üzerindeki tasarruf yetkisini kısıtlayan ciddi bir müdahaledir. Bu durumun süresiz devam etmesi, borçlunun ekonomik faaliyetlerini durma noktasına getirir. Haczin bir yıllık süreyle sınırlandırılması, alacaklının takibinde ciddi değilse, borçlunun bu baskıdan kurtulmasını ve malvarlığıyla yeniden ekonomik hayata katılmasını sağlar. Bu, hukuki güvenlik ilkesinin bir gereğidir. 2. **Alacaklının Takibinde Ciddi Olmaya Teşviki (Sistem Lehine):** Kural, alacaklıyı, alacağını tahsil etme konusunda aktif ve ciddi olmaya zorlar. Alacaklının, haciz koyduktan sonra dosyayı yıllarca işlem yapmadan bekletmesini, haczi sadece bir baskı aracı olarak kullanmasını engeller. Bu, icra dairelerinin iş yükünü azaltır ve sistemi daha etkin hale getirir. 3. **Alacaklı Hakkının Sınırlandırılması (Alacaklı Aleyhine):** Kural, alacaklının hakkını bir süre ile sınırlar. Alacaklı, bu bir yıllık hak düşürücü süreyi kaçırırsa, o mal üzerindeki öncelikli (rüçhanlı) hakkını kaybeder. Yeniden haciz istemesi gerekebilir, ancak bu arada başka alacaklılar o mal üzerine haciz koydurmuşsa, sıradaki yerini kaybeder. Bu durum, alacaklıdan takip sürecini özenle yürütmesini bekler. 4. **Menfaat Dengesi:** Kanun koyucu, alacaklının alacağına kavuşma hakkı ile borçlunun malvarlığı üzerindeki haciz baskısından makul bir sürede kurtulma hakkı arasında bir denge kurmuştur. Bu denge, alacaklıya alacağını tahsil etmesi için yeterli ve makul bir süre (bir yıl) tanırken, bu sürenin sonunda alacaklının hareketsiz kalması durumunda dengeyi borçlu lehine çevirerek haczi kaldırmaktadır. İİK m. 106'da yapılan son değişiklikle, satış talebiyle birlikte masrafların da yatırılmasının zorunlu hale getirilmesi, bu dengeyi alacaklının ciddiyetini ispatlaması yönünde daha da pekiştirmiştir.