Bir hakaret eyleminin 'alenen' işlenmesi, TCK m. 125/4 uyarınca cezanın artırılmasını gerektiren bir nitelikli haldir. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2019/13140 K. sayılı kararında aleniyet için 'olay yerinde başkalarının bulunmasının yeterli olmadığı' belirtilmiştir. Bu karara göre 'aleniyet' unsurunun gerçekleşmesi için hangi koşullar aranmaktadır? Bir apartman koridorunda veya bir işyerindeki adli arama sırasında söylenen hakaret sözleri neden aleni sayılmamaktadır?
TCK m. 125/4'teki 'aleniyet' unsuru, hakaretin belirsiz sayıda kişi tarafından duyulma, görülme veya algılanma ihtimalinin bulunduğu bir ortamda işlenmesini ifade eder. Yargıtay'ın 2019/13140 K. sayılı kararında belirttiği gibi, aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde sadece birkaç kişinin bulunması yeterli değildir. Aranan temel koşul, fiilin işlendiği yerin niteliği itibarıyla **'belirlenemeyen sayıda kişiye açık'** olması ve hakaretin **'herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının'** bulunmasıdır. **Apartman Koridoru ve Adli Arama Sırasındaki Durum:** 1. **Apartman Koridoru:** Bir apartman koridoru, kural olarak kamuya açık bir alan değildir. Burası, o apartmanda yaşayan sakinlerin ortak kullanım alanıdır ve girişi sınırlıdır. Dışarıdan herhangi bir kimsenin serbestçe girip çıkabileceği bir yer değildir. Bu nedenle, apartman koridorunda söylenen bir hakaretin, oradan tesadüfen geçen birkaç komşu tarafından duyulması, eylemi 'aleni' kılmaz. Çünkü hakaret, 'belirlenemeyen sayıda' kişiye değil, sayısı belirli veya belirlenebilir (apartman sakinleri gibi) sınırlı bir çevreye yöneliktir. Aleniyetin temel unsuru olan 'belirsizlik' ve 'herkese açıklık' burada mevcut değildir. 2. **İşyerindeki Adli Arama Sırası:** Bir işyeri normalde aleni bir yer olabilir. Ancak, adli arama gibi bir soruşturma işlemi sırasında, o mekan geçici olarak bu niteliğini kaybeder. CMK m. 157'ye göre soruşturma evresi gizlidir ve adli arama, sadece görevlilerin ve ilgili kişilerin bulunabildiği, dışarıya kapalı bir usulî işlemdir. Bu sırada söylenen bir hakaret, sadece orada bulunan sınırlı sayıdaki görevli (polis, savcı) ve ilgili (şüpheli, avukat) tarafından duyulur. Mekan, o an için 'herkesin mutad olarak girip çıkabileceği bir yer' olmaktan çıkmıştır. Dolayısıyla, bu ortamda işlenen hakarette aleniyet unsuru oluşmaz (Yargıtay 4. CD - Karar: 2015/1042). Özetle, Yargıtay'ın aleniyet anlayışı, fiilin sadece birden fazla kişi tarafından algılanması değil, aynı zamanda fiilin işlendiği yer ve zaman itibarıyla, kimliği ve sayısı önceden belirli olmayan, geniş bir kitle tarafından algılanma potansiyeli taşımasıdır. Sokak, cadde, meydan, herkese açık bir miting alanı veya bir TV programı gibi yerler bu kapsama girerken; ev içi, apartman koridoru, özel bir ofis veya bir soruşturma işlemi sırasındaki kapalı mekanlar girmez.