TCK m. 129/3'e göre 'karşılıklı hakaret' halinde cezada indirim yapılabileceği veya ceza vermekten vazgeçilebileceği düzenlenmiştir. Metindeki Yargıtay 4. CD - K.2020/12418 kararında, mahkemenin 'olayın çıkış sebebi', 'haksız davranışların öncelik sonralık durumu' ve 'etki-tepki biçiminde gelişip gelişmediği' gibi hususları değerlendirmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu unsurlar, mahkemenin takdir hakkını kullanırken hangi hukuki prensipleri gözettiğini gösterir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #292196

Yargıtay'ın TCK m. 129/3'ün uygulanmasında aradığı kriterler, mahkemenin takdir hakkını keyfi değil, belirli hukuki prensipler çerçevesinde kullanmasını sağlamaya yöneliktir. Bu prensipler şunlardır: 1. **Haksız Tahrikin Varlığı ve Kaynağı:** Mahkeme öncelikle, hakaretleşmeyi başlatan bir 'ilk haksız hareket' olup olmadığını araştırmalıdır. 'Olayın çıkış sebebi'nin incelenmesi bu amaca hizmet eder. Karşılıklı hakaret, genellikle bir tarafın başlattığı haksız bir eylem veya söz üzerine tırmanan bir gerilim sonucu ortaya çıkar. İlk haksız hareketi kimin yaptığı, tahrikin kaynağını belirlemede önemlidir. 2. **Nedensellik Bağı (İlliyet):** 'Haksız davranışların öncelik sonralık durumu' ve 'etki-tepki biçiminde gelişip gelişmediği' kriterleri, hakaretler arasında bir neden-sonuç ilişkisi (nedensellik bağı) kurulup kurulamayacağını tespit etmeye yöneliktir. İkinci hakaretin, ilk hakaretin yarattığı hiddet veya elemin bir sonucu olarak işlenmiş olması gerekir. Arada uzun bir zaman geçmişse veya olaylar birbirinden tamamen bağımsız gelişmişse, etki-tepki zinciri kopmuş sayılır ve karşılıklı hakaretten söz edilemez. 3. **Orantılılık İlkesi:** Mahkeme, tarafların eylemlerinin ağırlığını ve kusur derecelerini karşılaştırır. İlk haksız hareketi gerçekleştiren tarafın kusuru daha ağır kabul edilir. Mahkeme, takdir hakkını kullanırken (cezayı ne kadar indireceğini veya tamamen kaldırıp kaldırmayacağını belirlerken), tarafların kusur oranını, hakaretlerin niteliğini ve olayın genel seyrini dikkate alır. Örneğin, çok hafif bir eleştiriye ağır bir küfürle karşılık verilmesi durumunda, ikinci hakareti edenin daha az indirimden yararlanması veya hiç yararlanamaması söz konusu olabilir. 4. **Adalet ve Hakkaniyet:** Nihayetinde tüm bu değerlendirmeler, TCK m. 3'te de ifadesini bulan 'işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı' bir ceza verme ve adil bir sonuca ulaşma amacına hizmet eder. Eğer ilk haksız hareket diğerine göre çok daha ağırsa, mahkeme sadece ilk haksız hareketi yapanı cezalandırıp, tepki olarak hakaret edene ceza vermekten vazgeçebilir. Ya da her iki tarafın da kusurlu olduğuna kanaat getirerek her ikisinin de cezasında indirim yapabilir. Bu unsurlar, hakime somut olayın özelliklerine göre en adil çözümü bulma imkanı tanır.