İş Kanunu m. 19 uyarınca, işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle yapılan fesihlerde, işçinin 'hakkındaki iddialara karşı savunmasının alınması' zorunludur. Bu savunma alma zorunluluğunun istisnası nedir? Bir işçinin, işverenin başka bir işçisine sataşması (TCK m. 125 kapsamında hakaret veya fiziki saldırı) halinde, işveren bu işçinin savunmasını almadan iş sözleşmesini feshedebilir mi? Cevabınızı İşK m. 19 ve m. 25'i referans göstererek açıklayınız.
İş Kanunu m. 19, geçerli nedenle (işçinin davranışı veya verimi) fesihlerde, feshin son çare olması ilkesinin bir gereği olarak işçiye savunma hakkı tanınmasını zorunlu kılar. Bu, işçiye kendisini açıklama ve belki de fesihten kurtulma imkanı veren bir güvencedir. **Savunma Alma Zorunluluğunun İstisnası:** İşK m. 19'un ikinci fıkrasının son cümlesi bu istisnayı açıkça belirtir: **'Ancak, işverenin 25 inci maddenin (II) numaralı bendi şartlarına uygun fesih hakkı saklıdır.'** Bu hüküm, işverenin haklı nedenle derhal fesih hakkının bulunduğu hallerde savunma alma zorunluluğunun olmadığını ifade eder. İşK m. 25/II, 'Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri' başlığı altında, işverene iş sözleşmesini bildirim süresi tanımaksızın ve kıdem tazminatı ödemeksizin derhal feshetme hakkı veren durumları sayar. **Sorudaki Senaryonun Değerlendirilmesi:** Bir işçinin, işverenin başka bir işçisine sataşması, İşK m. 25/II'nin (d) bendinde açıkça düzenlenmiştir: **'İşçinin işverene yahut onun aile üyelerinden birine yahut işverenin başka bir işçisine sataşması...'** 'Sataşma' fiili, hakaret, küfür, tehdit veya fiziki saldırı gibi davranışları kapsar. Bu tür bir eylem, işyeri düzenini ve çalışma barışını temelden bozan, işveren açısından iş ilişkisini sürdürmenin beklenemeyeceği ağırlıkta bir eylemdir. Bu nedenle, işverenin başka bir işçisine sataşan bir işçinin iş sözleşmesi, İşK m. 25/II-d uyarınca **haklı nedenle derhal** feshedilebilir. Bu durum, İşK m. 19'daki savunma alma zorunluluğunun istisnası kapsamına girdiğinden, işveren bu işçinin savunmasını almak zorunda değildir. Fesih, derhal ve savunma alınmaksızın yapılabilir. Çünkü eylemin niteliği, artık bir 'geçerli neden' değil, daha ağır olan bir 'haklı neden' teşkil etmektedir ve bu durumda kanun, işverene daha hızlı ve kesin bir fesih imkanı tanımıştır.