Bir ceza davasının ilk duruşmasında, mahkemenin CMK m. 191/3'te belirtilen usulî işlemleri sırasıyla yerine getirmemesi (örneğin, sanığın haklarını bildirmeden veya iddianameyi okumadan sorguya geçmesi) Yargıtay tarafından istikrarlı bir şekilde bozma nedeni sayılmaktadır. Bu usulî sıralamanın 'savunma hakkı' açısından taşıdığı önemi, 'isnadı öğrenme hakkı' ve 'susma hakkı' temelinde açıklayınız.
CMK m. 191/3'te belirtilen usulî sıralama, şekilsel bir formaliteden öte, adil yargılanma hakkının temel güvencelerini somutlaştıran ve birbirini tamamlayan adımlardan oluşur. Bu sıralamanın savunma hakkı açısından önemi şudur: 1. **Kimlik Tespiti ve Kişisel Durumun Anlaşılması (m. 191/3-a):** Bu, yargılamanın doğru kişiye yöneltildiğini ve sanığın sosyal/ekonomik durumunun cezanın bireyselleştirilmesi açısından baştan kayda geçirilmesini sağlar. 2. **İddianamenin Okunması ve Suçlamanın Anlatılması (m. 191/3-b):** Bu adım, **'isnadı öğrenme hakkı'nın** (AİHS m. 6/3-a) en temel tezahürüdür. Sanık, kendisine yöneltilen suçlamanın ne olduğunu, hangi eylemlere dayandığını ve bu eylemlerin hukuken nasıl nitelendirildiğini resmi olarak ve mahkeme huzurunda öğrenir. Bu bilgi olmadan, sanığın neye karşı savunma yapacağını bilmesi imkansızdır. İddianame okunmadan yapılan bir sorgu, sanığı kör bir alanda savunma yapmaya zorlar ve savunma hakkını özünden zedeler. 3. **Hakların Bildirilmesi (m. 191/3-c):** Suçlamayı öğrendikten hemen sonra, ancak sorguya geçilmeden önce sanığa haklarının hatırlatılması kritik bir güvencedir. Bu hakların en önemlisi **'susma hakkı'dır** (açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğu). Sanık, üzerine atılı suçlamayı tam olarak öğrendikten sonra, bu suçlama hakkında konuşup konuşmama, avukat isteme gibi haklarını bilinçli bir şekilde kullanma imkanına kavuşur. Eğer hakları bildirilmeden sorguya geçilirse, sanık susma hakkı olduğunu bilmeden aleyhine olabilecek beyanlarda bulunabilir. Bu, 'kendini suçlamama' (nemo tenetur se ipsum accusare) ilkesinin ihlali anlamına gelir. 4. **Sorgunun Yapılması (m. 191/3-d):** Sorgu, ancak yukarıdaki tüm adımlar tamamlandıktan sonra, yani sanık kimin tarafından ne ile suçlandığını öğrendikten ve yasal hakları kendisine hatırlatıldıktan sonra anlamlı ve adil bir hale gelir. Bu sıralamaya uyulmaması, savunma hakkını daha başlangıçta sakatlar ve yargılamanın geri kalanını da hukuken sorunlu hale getirir. Yargıtay'ın bu konudaki istikrarlı bozma kararları, bu sıralamanın adil bir yargılamanın 'olmazsa olmaz' şartı olduğunu teyit etmektedir.