İİK m. 89 uyarınca üçüncü bir şahsa gönderilen haciz ihbarnamesine itiraz edilmemesinin sonuçları nelerdir? Üçüncü şahıs, süresinde itiraz etmediği için zimmetinde sayılan borcu ödedikten veya malı teslim ettikten sonra, takip borçlusuna borçlu olmadığını iddia ederek ne tür bir hukuki yola başvurabilir? Bu durumda ispat yükü kime aittir?
İİK m. 89 uyarınca haciz ihbarnamesine itiraz edilmemesi, üçüncü şahıs aleyhine ciddi sonuçlar doğuran bir silsile başlatır: 1. **Birinci İhbarnamenin Sonucu:** Üçüncü şahıs, birinci haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, malın yedinde veya borcun zimmetinde olduğu kabul edilir (İİK m. 89/3). Bu, bir yasal karinedir. 2. **İkinci İhbarnamenin Gönderilmesi:** Bu karinenin sonucu olarak icra dairesi, üçüncü şahsa 'ikinci bir ihbarname' gönderir. Bu ihbarnamede, malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı belirtilir ve yedi gün içinde ya itiraz etmesi ya da borcu ödemesi/malı teslim etmesi istenir. 3. **İkinci İhbarnamenin Sonucu:** Üçüncü şahıs, ikinci ihbarnameye de süresinde itiraz etmez ve borcu ödemezse, kendisine 'onbeş gün içinde parayı ödemesi veya menfi tespit davası açması, aksi takdirde cebri icraya maruz kalacağı' yönünde bir bildirim yapılır. **Hukuki Başvuru Yolu ve İspat Yükü:** Üçüncü şahıs, süresinde itiraz etmediği için zimmetinde sayılan borcu ödemek veya malı teslim etmek zorunda kaldıktan sonra, eğer gerçekten takip borçlusuna borçlu değilse veya mal borçluya ait değilse, hukuki yolları tükenmiş değildir. İİK m. 89'un son fıkrası, bu durumu açıkça düzenler: **'Her hâlde üçüncü şahıs, borçlu ile kötü niyetli alacaklıya karşı dava açarak ödemek zorunda kaldığı paranın veya teslim ettiği malın iadesini isteyebilir.'** - **Dava Türü:** Bu dava, bir **sebepsiz zenginleşme** veya duruma göre **haksız fiil** hükümlerine dayalı bir **istirdat (geri alım) davasıdır.** - **Taraflar:** Dava, asıl borçluya (sebepsiz zenginleşen) veya şartları varsa kötü niyetli olduğu ispatlanan alacaklıya karşı açılabilir. - **İspat Yükü:** Bu davada ispat yükü genel hükümlere tabidir. Yani, davayı açan **üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını** veya malın ona ait olmadığını ispat etmekle yükümlüdür. Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmeyerek kendi aleyhine oluşan yasal karinenin aksini bu davada ispat etmeye çalışacaktır.