Bir ceza davasında, sanığın yokluğunda (gıyabında) mahkumiyet hükmü kurulabilmesinin şartları ve sınırları nelerdir? Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2016/14950 E. sayılı kararında, başka bir suçtan hükümlü olan sanığın duruşmada hazır edilmeden mahkumiyetine karar verilmesi neden CMK m. 196'ya aykırı bulunarak bozma sebebi sayılmıştır? Bu durumu, 'duruşmadan bağışık tutulma' (vareste tutulma) kurumu ile ilişkilendirerek açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #292186

Ceza muhakemesinin temel ilkesi, yargılamanın sanığın huzurunda yapılmasıdır. Ancak kanun, belirli istisnai durumlarda sanığın yokluğunda duruşma yapılmasına ve hüküm kurulmasına izin vermektedir. **Sanığın Yokluğunda Hüküm Kurulabilmesinin Genel Şartları:** - Sanık, usulüne uygun olarak tebligat yapılmasına rağmen mazeretsiz olarak duruşmaya gelmezse (CMK m. 193/1). - Sanık, sorgusu yapıldıktan sonra, duruşmadan bağışık tutulmayı (vareste) talep eder ve mahkeme de bu talebi kabul ederse (CMK m. 196/1). - Suç, yalnızca veya birlikte adli para cezasını veya müsadereyi gerektiriyorsa, sanık gelmese bile duruşma yapılabilir (CMK m. 195). - Sanığın akıl hastalığı nedeniyle duruşmada bulunmasının yararsız olacağı anlaşılırsa, sorgusu yapılmış olmak koşuluyla yokluğunda yargılamaya devam edilebilir (CMK m. 196/1). **Yargıtay Kararının Analizi (CMK m. 196):** CMK m. 196, sanığın sorgusu yapıldıktan sonra mahkemenin izniyle duruşmadan vareste tutulabileceğini düzenler. Ancak maddenin ikinci fıkrası, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, **kendisi veya vekilinin talebi üzerine, sanığın başka bir suçtan tutuklu veya hükümlü olması halinde SEGBİS ile duruşmaya katılmasına** karar verilebileceğini belirtir. Eğer SEGBİS imkanı yoksa ve sanık duruşmada hazır edilmiyorsa, bu durum savunma hakkının kısıtlanmasıdır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2016/14950 E. sayılı kararında, sanığın başka bir suçtan cezaevinde olduğu UYAP kayıtlarından bellidir. Bu durumda sanık, mahkemenin yetki alanı içindedir ve getirilmesi veya SEGBİS ile katılımının sağlanması mümkündür. Sanığın duruşmadan bağışık tutulmak (vareste) istediğine dair açık bir talebi de bulunmamaktadır. Mahkemenin, sanığın talebi olmaksızın ve onu hazır etme imkanı varken yokluğunda yargılamaya devam edip hüküm kurması, CMK m. 196'nın amir hükmüne ve sanığın duruşmada hazır bulunma hakkına (dolayısıyla savunma hakkına) açık bir aykırılıktır. Bu, mutlak bir bozma nedenidir. 'Duruşmadan bağışık tutulma', sanığın feragat edebileceği bir hak olup, mahkemenin re'sen uygulayabileceği bir usul değildir. Sanığın cezaevinde olması, onun duruşmaya katılma iradesinin olmadığı anlamına gelmez; aksine, devletin onu duruşmaya getirme yükümlülüğü vardır.