Hakaret suçunun 'gıyapta' işlenmesi halinde cezalandırılabilmesi için TCK m. 125/1 'en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi' şartını aramaktadır. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2017/15615 K. sayılı kararında, isnadın ihtilat edilen kişilerce 'öğrenilebilir' olmasının yeterli olmadığı, bizzat 'öğrenilmesi' gerektiği vurgulanmıştır. Bu kararı 'suçun manevi unsuru' ve 'ihtilat' kavramının objektif/sübjektif yorumu açısından analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #292178

Gıyapta hakaret suçunun cezalandırılması için aranan 'ihtilat' şartı, hakaretin belirli bir yayılma ve aleniyet kazanarak mağdurun şerefini daha fazla zedelemesi ihtimaline dayanır. Yargıtay'ın 2017/15615 K. sayılı kararında 'öğrenilebilirlik' yerine 'öğrenilmiş olma'yı araması, ihtilat kavramının sübjektif yorumunu benimsediğini ve suçun manevi unsuru ile netice arasındaki bağı güçlendirdiğini göstermektedir. 1. **İhtilat Kavramının Yorumu:** - **Objektif Yorum:** Eğer 'öğrenilebilirlik' yeterli sayılsaydı, failin sözlerini üç kişinin duyabileceği bir ortamda söylemesi suçun oluşumu için yeterli olurdu. Bu, ihtilatı objektif bir koşul olarak ele alırdı. Failin kastı, üç kişinin duyabileceği bir ortamda konuşmaya yönelik olurdu. - **Sübjektif Yorum (Yargıtay'ın benimsediği):** 'Öğrenilmiş olma' şartı, ihtilatı sadece bir ortam koşulu olmaktan çıkarıp, fiilin neticesi haline getirir. Yani, hakaretin en az üç kişi tarafından fiilen duyulup anlaşılması gerekir. Bu yorum, suçun tamamlanmasını fiili bir neticeye bağlar. 2. **Suçun Manevi Unsuru (Kast) Açısından Analiz:** Failin kastı, sadece hakaret etmek değil, aynı zamanda bu hakaretin en az üç kişi tarafından öğrenilmesini de kapsamalıdır. Yargıtay'ın kararı, failin sadece 'üç kişinin bulunduğu ortamda hakaret etme' kastıyla değil, 'bu üç kişinin hakareti öğrenmesi' kastıyla (olası kast da dahil) hareket etmesi gerektiğini ima eder. Örnekte belirtildiği gibi, kulaklıkla müzik dinleyen üçüncü kişinin hakareti duymaması, failin kastettiği 'ihtilat' neticesinin gerçekleşmediği anlamına gelir. Dolayısıyla, suçun maddi unsuru olan 'üç kişiyle ihtilat' tamamlanmamış olur. Bu yorum, failin iradesi dışında gerçekleşen veya gerçekleşmeyen durumların cezalandırılmasını önleyerek, kast ilkesini daha sıkı bir şekilde uygular ve suçun oluşumunu daha somut ve ispatlanabilir bir neticeye bağlar.