Ceza hukukunda 'konut' kavramı, özel hukuktaki tanımdan ne şekilde farklılaşır? Henüz fiilen oturulmaya başlanmamış ancak eşyaları yerleştirilmiş bir ev, TCK m. 116 bağlamında 'konut' sayılır mı?
Evet, sayılır. Ceza hukukunda konut kavramı, özel hukuktakinden daha geniştir ve kişinin sadece daimi ikametgahını değil, geçici olarak kaldığı yerleri de kapsar. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2014/272 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, konutun temel özelliği, kişilerin devamlı veya geçici olarak yerleşmek ve barınmak amacıyla oturmalarına elverişli bir yer olmasıdır. Yargıtay, henüz fiilen içinde yaşanmaya başlanmamış olsa bile, oturmaya hazır hale getirilen (temizlenmiş, eşyaları yerleştirilmiş vb.) bir yerin, kişinin burayı konut olarak kullanma iradesini dışa vurduğunu ve bu nedenle TCK m. 116 anlamında 'konut' niteliği kazandığını kabul etmektedir. Konut dokunulmazlığı suçunun oluşması için failin fiili işlediği anda mağdurun konutta bulunması veya geceleri orada kalmaya başlamış olması şart değildir. Önemli olan, mekanın dış dünyaya karşı oturma amacıyla tahsis edilmiş olmasıdır.