Eser sözleşmesinden kaynaklanan bir alacak davasında, mahkeme dava dilekçesini davalıya tebliğ etmeden, tensiben 'görevsizlik' kararı vermiştir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, bu uygulamayı nasıl değerlendirmiştir ve bu değerlendirmenin temelinde hangi haklar yatmaktadır?
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 2017/966 E., 2017/1981 K. sayılı kararında bu uygulamayı hukuka aykırı bularak bozmuştur. Değerlendirmenin temelinde, Anayasa m. 36 ve AİHS m. 6'da düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan 'hukuki dinlenilme hakkı' (HMK m. 27) yatmaktadır. Yargıtay'a göre, mahkemenin görevli olması bir dava şartı (HMK m. 114/c) olsa ve mahkeme bunu her aşamada re'sen gözetse bile, bu konuda bir karar verebilmesi için öncelikle dilekçeler teatisinin tamamlanması gerekir. Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden karar verilmesi, davalının savunma hakkını, cevap verme hakkını ve hatta HMK m. 20/1 uyarınca görevli mahkemeye dosyanın gönderilmesini talep etme hakkını elinden alır. Bu nedenle, dilekçeler aşaması tamamlanmadan verilen görevsizlik kararı usule aykırıdır. (Not: Karşı oyda, görevin kamu düzeninden olduğu ve her aşamada re'sen incelenebileceği, bu nedenle tensiben karar verilebileceği savunulmuştur, ancak çoğunluk görüşü bu yönde değildir.)