5237 sayılı TCK m. 326'da düzenlenen 'Devletin güvenliğine veya iç veya dış siyasal yararlarına ilişkin belge veya vesikalar' suçu ile TCK m. 334'te düzenlenen 'Yasaklanan bilgileri temin' suçu arasındaki temel fark nedir? Bir belgenin bu suçlardan hangisinin konusunu oluşturduğuna nasıl karar verilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #29081

Bu iki suç arasındaki temel fark, suçun konusunu oluşturan bilginin niteliğindedir. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/638 K. ve 2015/2215 K. sayılı kararlarında da detaylıca açıklandığı üzere, devlet sırları üçe ayrılabilir: 1) Özünde devlet sırrı olanlar, 2) Yetkili makamların açıklanmasını yasakladığı sırlar, 3) Göreve ilişkin sırlar. TCK m. 326-330 arasındaki suçlar, 'özünde devlet sırrı olan', yani niteliği itibarıyla gizli kalması gereken ve ifşası devletin güvenliğine, bekasına, anayasal düzenine veya siyasal yararlarına ciddi tehlike oluşturan bilgileri konu alır. Bu bilgilerin sır niteliği taşıması için önceden resmi bir makam tarafından 'gizli' olarak tasnif edilmesi gerekmez; devletin zımni iradesi yeterlidir. Buna karşılık TCK m. 334-337 arasındaki suçlar ise, 'yetkili makamların kanun veya düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı' bilgileri konu alır. Bu bilgiler özünde devlet sırrı niteliğinde olmasa da, devlet menfaatleri gereği gizli tutulması idari bir kararla (örneğin 'gizli', 'özel' gibi gizlilik derecesi verilerek) sağlanmıştır. Bir belgenin hangi suçun konusunu oluşturduğuna karar verilirken, bilginin niteliği ve ifşasının yaratacağı tehlikenin ağırlığına bakılır. Mahkeme, bu nitelendirmeyi kendisi yapar, gerekirse bilirkişi görüşüne başvurabilir.