İİK m.363 (Taslak Madde 50/1-ğ) uyarınca, icra mahkemesinin 'iflas idaresinin oluşturulması'na ilişkin kararlarının istinafa tabi olmaması (kesin olması), bu kararın 'kanuna açıkça aykırı' olması (örneğin, iflas idaresine seçilemeyecek bir kişinin atanması) durumunda bir denetim yolu var mıdır?
Eğer karar 'kanuna açıkça aykırı' ise ve bu durum bir hak kaybına veya iflas sürecinin sağlıksız yürümesine neden oluyorsa, kararın kesin olması olağanüstü kanun yollarına başvurulmasını engellemez. Bu durumda, şartları varsa, 'kanun yararına temyiz' (CMK m.309'un kıyasen uygulanmasıyla İİK için de düşünülebilir) veya Adalet Bakanlığı'nın bu konuda bir denetim mekanizması işletmesi gündeme gelebilir. Ayrıca, iflas idaresinin atanmasından sonraki 'işlemleri' hakkındaki şikayetler üzerine verilen kararlar istinafa tabi olduğu için, hatalı bir atamanın yarattığı sorunlar bu yolla da dolaylı olarak gündeme getirilebilir. (Taslak Madde 50/1-ğ, İİK m.363)