TMK m.409 (Taslak m.23) uyarınca, bir kimsenin 'isteği sebebiyle kısıtlanması' durumunda dahi 'dinlenilmeden' kısıtlanamayacağı hükmü, bu 'dinlemenin' mutlaka mahkeme huzurunda mı yapılması gerektiği, yoksa örneğin istinabe yoluyla (başka bir mahkeme aracılığıyla) veya teknolojik imkanlarla (SEGBİS gibi) da yapılabileceği konusunda bir esneklik tanır mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #290581

Kanun metni dinlemenin şekli konusunda özel bir şart koşmamaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun genel prensipleri (örneğin HMK m.147 istinabe, m.149 ses ve görüntü nakli yoluyla duruşma) kıyasen uygulanabilir. Önemli olan, kişinin mahkeme tarafından (veya mahkemenin görevlendirdiği bir hakim tarafından) bizzat dinlenilmesi, iddia ve taleplerini doğrudan iletebilmesi ve mahkemenin kişi hakkında doğrudan bir izlenim edinebilmesidir. Eğer kişinin mahkemeye gelmesi mümkün değilse (sağlık durumu, cezaevinde olması vb.), istinabe veya SEGBİS gibi yöntemlerle dinlenmesi mümkündür. (Taslak m.23, TMK m.409)