TMK m.407 (Taslak m.22) uyarınca, hapis cezasının infazı amacıyla cezaevinde bulunan ergin bir kişinin, 'isteği bulunmasa dahi kişiliğinin veya malvarlığının korunması bakımından gerekli görülmesi hâlinde kısıtlanabilir' olması, bu 'gerekliliğin' ispat yükünün kime ait olacağını ima eder?
Bu durumda 'gerekliliğin' ispat yükü, kısıtlama talebinde bulunan (eğer varsa) veya resen bu durumu değerlendiren vesayet makamına (sulh hukuk mahkemesi) ait olacaktır. Mahkeme, hükümlünün gerçekten kişiliğinin veya malvarlığının korunmaya muhtaç olduğuna ve kısıtlamanın bu koruma için gerekli ve orantılı bir tedbir olduğuna dair yeterli delil ve gerekçeyi ortaya koymakla yükümlüdür. Hükümlünün rızası olmadığı için, bu gerekliliğin daha somut ve ikna edici bir şekilde ispatlanması beklenir. (Taslak m.22, TMK m.407)